KUTSİ VE MUKADDES BİR YARA; SELAM OLSUN KUDÜS VE KAŞGAR'A (12.BÖLÜM)

…evet, bu WeChat denilen program; Bütün banka harcamalarınız, girip çıktığınız AVM'ler, dükkanlar, hareketlerinizin ulaştığı noktalar, banka hesaplarınız, tüm ödemeleriniz, kredi kartı harcamalarınız yani herhangi bir yerden aldığınız bir sakızın dahi sistem üzerinden takip edildiği bir program. Polis meseleyi şöyle anlatıyor: 'Bunu kullanın, hayatınız kolaylaşır.' Hatta: 'Yükleyin, yükleyin(!) siz yabancısınız pek çok işinizi hızlı bir şekilde yaparsınız. Yolunuzu rahat bulursunuz falan gibi.' Hani bize yardımcı olmak istiyormuş edasıyla programı yüklemeye çalışıyor. Biz de 'Tamam sizi anlıyoruz. Ama biz bu programı kullanmayacağız.' dedik. Bu sefer ısrar etmeye başladı polis. Sonuç itibariyle bu programı indirmedik. Çünkü biliyoruz ki biz onu indirmiş olsak; rahat bir şekilde bizleri takip edeceklerdi. İnsanların bu durumun mağduriyetini yaşadıklarına sahada tanıklık etmiştik. Yani biz bunu tecrübe etmiştik.

   Şimdi şehirlere yeni kimlikler giydirme bahsinden devam edelim; Daha önceki bölümde bahsetmiştik, özellikle Kaşgar bu bağlamda çok enteresan ve çarpıcı bir örnek. -ekranda Kaşgar'a ait bir görüntü var- Gördüğünüz gibi bakın, şu Kaşgar Sur İçi’nin geceleyin aldığı bir manzara. Bu görüntüye ‘Burası Hong Kong!’ desem bu durum muhtemelen kimse tarafından fark edilmezdi. ‘Tayland’ desem de fark etmezdiniz. Hatta başka bir Asya şehri deseydim de fark etmezdiniz. Çünkü şehrin ismi bugün ‘Kaşî’ olmuş. Kaşgar gitmiş yerine Kaşî gelmiş. ​Şehrin adı bugün israil'in Filistin'de Kudüs'ün adını ‘Yerușalayim’ ya da ‘Jerusalem’ yapmaya çalıştığı gibi aynı şekilde Çin de Kaşgar'ın adını Kaşî'ye çevirmiş. Öte taraftan daha önce hani şu surlara yansıtılan figürler vardı ya! O figürleri hatırlayın. -ekranda gece kulüplerini andıran renklerin yoğunlukla kullanıldığı yapıların görüntüsü var- Aynı şekilde şehrin isimlendirilmesinden, şöyle gördüğünüz gibi mesela Kaşgar'da bir gece görüntüsü… Bakın seçilen renk; kadim bir İslam şehrinin bu şekilde pembe renkte aydınlatılması elbette tesadüf değil. Burada seçilen renklerden bile insanların şehir kimliğiyle ilgili yeni bir algının oluşturulmaya çalışıldığını anlıyorsunuz. -ekranda bar sokağı görüntüsü var- bu görüntüye baktığınızda şurada bir barlar sokağı yapmışlar. Geri döndükten sonra Uygur büyüğümüze sorduk: 'Biz Doğu Türkistan'da barlar sokağı gördük. Siz Kaşgar'da yaşarken böyle bir şey var mıydı?' Bu soruyu sorduğumuz büyüğümüz 25 sene önce Kaşgar'dan ülkemize gelmiş birisi. Tek kelimelik bir cevap verdi: 'Hâşâ.' Yani; Kaşgar'da böyle bir şey yoktu. Dikkat ederseniz doğrudan doğruya israil'in, Filistin'de başta Kudüs olmak üzere tüm şehirlerinde yapmaya çalıştığı isimlendirme, fiziksel müdahale, yerleşkelerin renklendirilmesi ve şehir surlarının fiziksel görüntüsünün kullanımına kadar inanılmaz bir benzerlik var. -ekranda Kaşgar'ın doğu tarafına ait bir fotoğraf ve uygurca bir yazı var- gördüğünüz gibi bakın burası Kaşî şehri, Kaşgar'ın doğu girişi. Bakın! Uygurca yazılar duruyor. Bunlar 1980'lerdeki o kısmi özgürlüklerin izi. Fakat son günlerde aldığımız haberlere göre özellikle merkezi noktalar başta olmak üzere birçok yerde var olan bu şekildeki Uygurca yazıların sökülmeye başlandığı… Yerine her yerin sadece Çince yazılarla donatıldığı haberi geliyor.

 

   ​Şimdi gelelim mezarlıklara. Daha önce ifade etmiştik; Mezarlıklar yaşadığınız yerin tapu senedidir. Bir yerde sizin atalarınızın bulunduğunun en kesin işareti oradaki mezarlıkların, kabirlerin varlığıdır. Tabii Çin bunu keşfettiği için tıpkı birinci bölümde Filistin'deki Babürrahme, Sufiye ve Memlük mezarlıkları için konuştuğumuz tablo burada da kendini gösteriyor. -ekranda bir mezarlığın öncesi ve sonrasına ait resim var- Burası ilk durağımız olan Gulca şehrinde bir Müslüman mezarlığı. Haritadan günümüzle eski uydu görüntülerini buı şekilde karşılaştırdığımızda; gördüğünüz üzere büyük blokların -ki buraya Çinli nüfus gelecek- şu anda bulunduğu yerler eski bir mezarlığa ait. Mezarlıklar adeta kemirilerek giderek küçültülüyor. Sokakları dolaştık, bütün mezarlıklara gitmeye çalıştık. Zihnimizde hep şu soru; ‘Acaba bizden bir on sene sonra buralara gelecek olan insanlar bu mezarlıkları görecekler mi?’ Bu önemli bir soru(!) Çünkü maalesef Doğu Türkistan'da da mezarlıklar yok ediliyor. ​Şimdi size Aksu şehrinde bir Müslüman mezarlığının nasıl yok edildiğini uydu görüntüleri eşliğinde ifade edeceğiz. -Google Maps'in uydu görüntülerini geriye doğru yıl, yıl tarayabileceğiniz uygulamaları var.- Dolayısıyla yerleşkelerdeki değişimleri de net bir şekilde görebiliyorsunuz. Fotoğraf 2010 yıllarında çekilmiş. Bakın şurası Müslümanların yaşadığı mahalleler. Evler birbirine yakın, sokaklar dar, kadim bir belde olduğu belli. Şurada en az bin yıllık bir Müslüman mezarlığı var. Karahanlıların kurulduğu bölgede yer alan Aksu için buradaki mezarlığın tarihi için en az bin yıllık diyebiliriz. Şimdi yok olduğuna şahit olacaksınız. Bakın! şurada dikkat ederseniz daha düzenli yapılaşmalar var. Kim bunlar? Yerleşimciler.

Dikkat ederseniz sanki Filistin'den bahsediyoruz(!) çünkü mantık aynı. Merkezdeki otantik ve kadim yapıyı yok ederek dışarıdan getirdikleri nüfusu içeriye doğru taşıyorlar. Filistin'de Kudüs, Batı Şeria, Doğu Türkistan’da ise Gulca, Kaşgar ve diğer şehirlerde manzara tamamen aynı. Bu durum sahada gördüğümüz birçok çarpıcı benzerliklerden bir tanesiydi. ​Şimdi lütfen geçişe odaklanın(!) mezarlığın bakalım başına neler gelecek. 2008-2010 arasında yani aşağı yukarı bir 15 yıl kadar önce mezarlık böyleydi. -ekranda mezarlığın yakın zamana ait görüntüsü- Sonra bakın mezarlık yok oldu(!) Burada bin yıllık kadim bir Müslüman mezarlığı vardı. Burada ki mezarlar, kemikler nereye taşındı, ne oldu bilmiyoruz(!) Tabii burada birçok insan kendi atalarını takip edecek durumda olmadığı için yakın zaman içerisinde bu mezarlıklardaki kabirleri, medfunlara ait kemikleri yok ettiler. ​Ve gördüğünüz gibi evler de yok oldu ve mezarlığın ortasında binalar yükselmeye başladı. Burayla da kalmadı bakın, sağ tarafta bir gölet belirmeye başladı. Burada Müslüman mezarları vardı. Burada da kalmadı, gölet belirginleşti ve nihayetinde güncel görüntü. Belki şimdi maalesef -boş kalan küçük bir alanı göstererek- buralar bile dolmuştur. Burası bir park olmuş ve bu parkın bir de adı var; Bin yıllık bir Müslüman mezarlığının yerine yapılan parka 'Mutluluk Parkı' adını verdiler. Yani Kudüs anlatırken hatırlayın, Memlük Müslüman mezarlığının üzerine yapılan müzeye 'Tolerans Müzesi' adını verdiklerini söylemiştik. Sanki bir masanın etrafına oturmuş iki kişi, hatta belki de bir kişi demiş ki: 'Kudüs'teki Müslüman mezarlığını yok edelim, müzeye şu adı verelim.' Dönmüş sonra Aksu'daki Müslüman mezarlığını yok edelim ona da şu adı verelim... Mantık aynı. Yani bir Müslüman mezarlığının yerine bir şey yapıldığında ona belki verilecek son isim mutlulukla ilgili bir kelime olmalı..! Ne yazık ki, Mutluluk Parkı adı verilmiş…

 

   ​Gelelim yedinci maddeye… Daha önce ifade ettiğimiz gibi yine hoşumuza gitmeyen fakat anlatılması gereken bir bölüm var ki, o da yazık ki özellikle Doğu Türkistan davasının Türkiye'de anlatılması ve anlaşılması bağlamında belki de en çok zorlandığımız meselelerden biri..!

 

(devam edecek…)

 

Delam ve dua ile…