Bir çocuğun elindeki kalem, bazen geleceğe açılan en büyük kapıdır. O kalemle yazılan birkaç cümle, bugün küçük bir hikâye gibi görünse de içinde büyük bir hayal, güçlü bir merak ve geleceğin yazarı saklı olabilir. Çocukların yazmaya başlaması yalnızca bir eğitim meselesi değil, geleceğin kültür dünyasına yapılan önemli bir yatırımdır. Özel Güneş Koleji ile birlikte yürüttüğümüz Çocuk Yazarlar Projesi kapsamında çocukların bu yolculuğuna yakından tanıklık ediyor, onların kelimelerle kurduğu dünyaları büyük bir heyecanla takip ediyorum. Her çocuğun zihninde anlatılmayı bekleyen bir hikâye olduğuna inanıyorum. Kimi çocuk yaşadığı bir olayı, kimi hayal ettiği bir dünyayı, kimi de çevresinde gördüğü insanları kendi cümleleriyle anlatıyor.

Ortaya çıkan her metin, çocukların dünyasına açılan ayrı bir pencere niteliği taşıyor. Şimdi bu güzel yolculuğu Erzurum Kültür Yolu Festivali’nin atmosferine taşıyoruz. 19 Ağustos 2026 Çarşamba günü saat 14.00’te İsmail Saip Sencer Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek Çocuk Yazarlar etkinliğinde, geleceğin yazarlarıyla bir araya geleceğiz. Etkinliğin moderatörlüğünü de üstleneceğim. Bir çocuğun eline kalem vermek kolaydır; asıl mesele, o çocuğun yazdıklarına değer vermektir. “Sen de yazabilirsin” demek, “Senin de anlatacak bir hikâyen var” diyebilmek ve bir çocuğun kurduğu hayali ciddiye almak gerekiyor. Bugün bir deftere birkaç sayfa yazan çocuk, yarın bir kitabın yazarı olabilir. Bugün ailesine veya arkadaşlarına okuduğu birkaç sayfalık hikâye, yıllar sonra çok daha geniş bir okuyucu kitlesine ulaşabilir. Bu ihtimalin gerçekleşmesi için çocukların yazma heyecanını desteklemek, onların eserlerini görünür kılmak ve önlerine yeni yollar açmak büyük önem taşıyor. Erzurum tarih boyunca nice büyük hikâyeye ev sahipliği yaptı; şimdi ise Erzurum’un çocukları kendi hikâyelerini yazıyor. Yazmak; düşünmek, sorgulamak, hayal etmek ve kendini ifade etmektir. Bir çocuğun yazdığı her cümle, onun dünyasına dair önemli bir iz bırakır.

Çocuk Yazarlar Projesi’ni de bu anlayışla sürdürüyoruz. Amacımız çocuklara sadece yazmayı öğretmek değil, onların kendi seslerini bulmalarına yardımcı olmak. Bir çocuğun “Benim de söyleyecek bir sözüm var” diyebilmesi, edebiyat yolculuğunun en kıymetli başlangıçlarından biridir. Bu nedenle Çocuk Yazarlar Projesi’ni yalnızca bir eğitim çalışması olarak değil, çocukların hayallerine ve geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyorum. Özel Güneş Koleji ile birlikte yürüttüğümüz bu çalışmanın her geçen gün daha fazla çocuğa ulaşması, bizlere de ayrı bir sorumluluk yüklüyor. Her yeni çocuk yazar, bu projenin büyüyen hikâyesine yeni bir sayfa ekliyor. Belki yıllar sonra bugün kalem tutan çocuklardan birinin kitabını elimize aldığımızda, “Bu çocuk daha küçükken yazmaya başlamıştı” diyeceğiz. İşte o gün, bugün atılan adımların değerini çok daha iyi anlayacağız. Erzurum Kültür Yolu Festivali’nde birçok önemli isim ve kültür insanı şehrimizde buluşurken, benim için en anlamlı buluşmalardan biri geleceğin yazarlarıyla gerçekleşecek. Onların önünde yazılacak yüzlerce hikâye, kurulacak binlerce cümle ve keşfedilecek kocaman bir dünya var. Erzurum’un kültür hayatına çocukların kaleminden yeni hikâyeler eklemek de bu şehrin geleceğine bırakılacak değerli bir miras olacaktır. “Bir Çocuk Yazar, Geleceği Yazar!” sözü de tam olarak bu düşünceyi anlatıyor. Çocukların yazmasına fırsat verirsek onların düşünmesine, hayal kurmasına ve kendilerini ifade etmesine de fırsat vermiş oluruz.

Kitaplarla büyüyen, kalemle kendini ifade eden ve kendi hikâyesini yazabilen çocukların kültür hayatımıza önemli katkılar sunacağına inanıyorum. 19 Ağustos’ta İsmail Saip Sencer Kütüphanesi’nde buluştuğumuzda yalnızca bir etkinlik gerçekleştirmeyecek, geleceğin yazarlarına “Sizin kaleminiz önemli” diyeceğiz. Onların yazdıklarını dinleyecek, hayallerine ortak olacak ve edebiyat yolculuklarında yanlarında olduğumuzu göstereceğiz. Çocuklar yazacak, biz okuyacağız; onların hikâyeleri büyüyecek ve Erzurum Kültür Yolu, çocukların kaleminden yükselen yeni hikâyelere ev sahipliği yapacak.

