Sınav Heyecanının da Bir Tadı Vardı

Ortaokula Şair Nef'i Ortaokulunda başladığım yıllarda, Hababam Sınıfı filmlerindeki sınav sahnelerini büyük bir dikkatle izlerdim. Öğretmenin sınıfa girip sert bir sesle, "Çıkarın kâğıtları, sınav yapacağım!" demesi bana çok gerçek gelirdi. Her dersin başında aynı cümleyi duyacakmışım gibi bir heyecan yaşar, öğretmenimizin bir anda sınav yapacağını düşünürdüm.

Aradan kısa bir süre geçince okul hayatının filmlerdeki gibi olmadığını öğrendim. Bizim okulumuzda sınavlar ansızın yapılmazdı. Sınav tarihleri yaklaşık iki hafta önceden duyurulur, herkes ona göre hazırlanırdı. Bu gerçeği öğrendiğimde içimdeki o ilk korku yerini tatlı bir sınav telaşına bırakmıştı.

Sınav günü geldiğinde öğretmenimiz sınıfa girer, cevap kâğıtlarını dağıtırdı. Herkes kâğıdını aldıktan sonra sorular tek tek tahtaya yazdırılırdı. İlk sorudan son soruya kadar sınıfta derin bir sessizlik hâkim olurdu. Bildiğimiz sorular geldikçe yüzümüzde belli belirsiz bir tebessüm oluşurdu. Bilmediğimiz tek bir soru bile bütün dikkatimizi dağıtmaya yeterdi. Zihnimiz sürekli o soruya takılır, sonraki sorulara geçsek bile aklımız geride kalırdı.

Özellikle matematik, fen bilgisi ve diğer sayısal derslerde ise farklı bir uygulama vardı. Sorular, çoğaltma makinesiyle hazırlanan o mor mürekkepli teksir kâğıtlarına basılırdı. Teksir kâğıdının kendine has kokusu, elimize aldığımız anda sınavın başladığını hissettirirdi. Kâğıdın üzerindeki hafif silik harfler, bazen mürekkebin ele bulaşması ve o sayfaların çıkardığı ses bile bugün hafızamızda canlılığını koruyan ayrıntılar arasında yer alıyor.

Bugün ise fotokopi makineleri ve dijital yazıcılar sayesinde sınav soruları birkaç saniye içinde çoğaltılıyor. Teknoloji büyük kolaylık sağladı. Yine de o eski teksir kâğıtlarının taşıdığı heyecanı, soruların tek tek yazdırılmasını beklerken yaşanan merakı ve sınavın başlamasını iliklerimize kadar hissettiren o atmosferi de beraberinde alıp götürdü. Bugünün öğrencileri belki daha temiz ve daha okunaklı sınav kâğıtlarına sahipler. Bizim kuşağın yaşadığı o bekleyişi, o merakı ve o tarifsiz sınav heyecanını ise hiç tatmadılar.

Zaman değişti, sınavların şekli değişti. Değişmeyen tek şey, öğrencinin sınav başlamadan hemen önce kalbinin biraz daha hızlı atması oldu.