Bugünkü köşemi, Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve Tarkan Zengin’in moderatörlüğünde, Fulya Öztürk ile İdris Arıkan’ın konuşmacı olarak katıldığı “Yükselen Güç Türkiye” paneline ayırmak istiyorum.
Bazen bir programa katılırsınız, konuşulanlar biter ama zihninizde bıraktığı sorular ve düşünceler günlerce devam eder. Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Yükselen Güç Türkiye” paneli de benim için tam olarak böyle bir program oldu.
Moderatörlüğünü hemşehrimiz Tarkan Zengin’in yaptığı, gazeteci Fulya Öztürk ve yine hemşehrimiz İdris Arıkan’ın konuşmacı olarak yer aldığı panelde Türkiye’nin bugünü, yarını ve dünyadaki konumu üzerine önemli değerlendirmeler yapıldı.
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki; memleketimizin yetiştirdiği değerlerin böylesine önemli platformlarda yer alması bizler için ayrı bir gurur kaynağıdır. Tarkan Zengin’in tecrübesi ve yönlendirmeleri, İdris Arıkan’ın değerlendirmeleri programa farklı bir derinlik kattı. Fulya Öztürk ise yıllardır sahada görev yapan, savaş bölgelerini ve dünyanın farklı coğrafyalarını yakından takip eden bir gazeteci olarak dikkat çekici bilgiler paylaştı.
Panel boyunca özellikle üzerinde durulan konulardan biri, gençlerin ve çocukların sürekli Batı’ya özendirilmesi meselesiydi. Görmediği yerleri kusursuz sanan, kendi değerlerini yeterince tanımadan başka toplumlara hayranlık duyan bir nesil oluşturulmaya çalışıldığı yönündeki değerlendirmeler düşündürücüydü.
Oysa dünyanın her köşesi dışarıdan göründüğü kadar kusursuz değil. Lübnan, İran, Irak, Suriye sorunları, Amerika’nın göz kamaştıran şehirlerinin arka sokaklarında yaşanan uyuşturucu ve asayiş problemleri, dünyanın birçok ülkesinin kendi içinde ciddi mücadeleler verdiğini gösteriyor. Demek ki mesele sadece başka ülkelerin vitrini değil; o vitrinin arkasını da görebilmektir.
Panelde dikkat çeken bir diğer konu ise Türkiye’nin uluslararası alandaki yükselen etkisiydi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünyanın birçok bölgesinde tanınan ve takip edilen liderlerden biri olduğu, Türkiye’nin artık sadece bulunduğu coğrafyada değil küresel ölçekte de söz sahibi olma yolunda ilerlediği vurgulandı.
Ancak güçlü devlet olmanın sadece ekonomiyle, teknolojiyle veya savunma sanayisiyle mümkün olmadığı da ifade edildi. Nüfus meselesi geleceğin en önemli konularından biri olarak öne çıktı. Bugün birçok ülke yaşlanan nüfus sorunu ile karşı karşıya. Bu nedenle aile yapısının korunması, genç nüfusun artırılması ve çocuk sahibi olmanın teşvik edilmesi büyük önem taşıyor. Bu noktada kadınlara ve aile kurumuna düşen sorumluluğun ne kadar önemli olduğu bir kez daha hatırlatıldı.
Programın sonunda ise şunu düşündüm; Türkiye gerçekten büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu değişimi doğru okuyabilmek için sadece eleştirmek ya da sadece alkışlamak yetmez. Dünyayı iyi tanımak, kendi ülkemizi iyi analiz etmek ve geleceğe buna göre hazırlanmak gerekir.
Son olarak böyle önemli bir organizasyonun Erzurum’da gerçekleştirilmesine vesile olan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’e teşekkür etmek gerekir. Şehirler sadece yollarla, binalarla ve parklarla gelişmez. İnsanların ufkunu açan, düşünmeye sevk eden programlarla da gelişir. Erzurum’un bu tür etkinliklere ev sahipliği yapması, şehrimizin sosyal ve kültürel hayatına önemli katkılar sunmaktadır.
Yükselen Güç Türkiye panelinden geriye kalan en önemli mesaj ise şuydu:
Dünyayı tanıyalım, ancak kendi değerlerimizi de unutmayalım. Çünkü güçlü bir gelecek, ancak kendine güvenen milletlerin omuzlarında yükselir.
Kalın sağlıcakla.

