Evet, bir maç daha geride kaldı…
İyisiyle kötüsüyle Erzurumspor-Galatasaray karşılaşmasını tamamladık. Skor tabelasına baktığımızda canımız sıkıldı, sahadaki görüntüye baktığımızda ise daha da fazla üzüldük.
Açık konuşalım; Erzurumspor bu maçta iyi değildi. Hem de birçok açıdan iyi değildi.
Savunmada ciddi zaaflar vardı. Rakibin attığı goller birbirinden kolaydı. Mücadelede zaman zaman eksik kaldık. Oyunun bazı bölümlerinde ne yaptığımızı biz de anlayamadık.
Ama bütün bunları konuşurken bir şeyi de unutmamak gerekiyor:
İki maçla ne küme düşülür ne de bir takım harcanır!
Daha ligin başındayız.
Elbette eleştireceğiz. Yanlışları söyleyeceğiz. Teknik heyetin de futbolcuların da eksiklerini açık açık ortaya koyacağız.
Ama Erzurumspor’u iki haftada küme düşürenlere de, daha şimdiden bu takımın üzerine toprak atanlara da söyleyecek birkaç sözümüz var.
Biraz sabır!
Futbol böyle bir oyun değil.
ÖNCE SAHADA NE YAPTIĞIMIZI BİLELİM
Kimse Erzurumspor’dan inanılmaz bir futbol beklemiyor.
Kimse her hafta rakibi sahadan silmemizi, 90 dakika göze hoş gelen futbol oynamamızı istemiyor.
Bizim istediğimiz çok daha basit:
Mücadele eden, ne yaptığını bilen, rakibini doğru analiz eden, alanını savunan ve formasının hakkını veren bir Erzurumspor.
Galatasaray karşında kötü oynayabilirsiniz.
Ama ezilerek oynamak başka, mücadele ederek kaybetmek başka.
Rakip sizden güçlü olabilir. Rakibin kadrosunda milyon euroluk futbolcular olabilir.
Ama siz de Süper Lig'desiniz kardeşim!
Siz de bu ligin futbolcususunuz.
Sahaya çıktığınızda rakibin formasına değil, kendi formanıza güveneceksiniz.
Galatasaray'ın karşısında oynuyorsanız Galatasaray'dır, saygı duyarsınız.
Ama korkmazsınız.
FUTBOLCULARA BİR ÇİFT SÖZÜM VAR
Maçın ardından özellikle bazı görüntüler beni sonuçtan daha fazla üzdü.
Rakip futbolcu her pozisyonda sizi umursamazken, sizin gidip rakibin elini tutmanız, sarılmanız, sürekli yakınlık göstermeye çalışmanız bana göre doğru bir görüntü değil.
Yanlış anlaşılmasın…
Rakibe saygı başka şeydir, rakibe hayranlık başka şey.
Sahada rakibinizle mücadele edeceksiniz.
Maç içinde rakibin elini tutmak, sarılmak, formasını almak sizin önceliğiniz olamaz.
Hele ki kendi sahanda dört gol yemiş, sahadan üzülerek ayrılmışsan…
Maç bitiminde gidip rakibin formasını almak yerine önce soyunma odasına git kardeşim!
Bir otur.
Bir düşün.
“Biz ne yaptık?” diye kendine sor.
Çünkü o forma sadece üzerinde taşıdığın bir kıyafet değil.
O forma Erzurumspor'un forması.
O formanın arkasında bir şehir var.
O formanın arkasında tribünde seni destekleyen insanlar var.
O formanın arkasında çocukların hayalleri var.
O formanın arkasında yıllardır bu takımın peşinden koşan insanların emeği, sevgisi ve umudu var.
MİLYONLAR İZLİYOR, HER HAREKETİNİZE DİKKAT EDİN
Bugün futbol eskisi gibi değil.
Attığın her adım, yaptığın her hareket kameraların önünde.
Milyonlarca insan seni izliyor.
Sahadaki duruşun, rakibe yaklaşımın, gol yediğinde verdiğin tepki, maç sonunda yaptığın hareketler…
Hepsi konuşuluyor.
O yüzden profesyonel futbolcu olmak sadece 90 dakika futbol oynamak değildir.
Profesyonellik, temsil ettiğin formanın ağırlığını bilmektir.
Süper Lig'e çıktıysan artık amatör bir maçta değilsin.
Karşındaki futbolcu da senin gibi profesyonel.
Sen de onun gibi aynı sahadasın.
O da iki ayağıyla, sen de iki ayağınla oynuyorsun.
O da hata yapıyor, sen de yapıyorsun.
Ama sahaya çıktığın zaman kendine şunu söyleyeceksin:
“Ben Erzurumspor futbolcusuyum ve bu formanın hakkını vereceğim.”
SERKAN HOCAYA DA SABIR, AMA UYARIYLA…
Serkan Hoca ve ekibinin bu maçtan mutlaka ders çıkarması gerekiyor.
Çift ön liberolu daha dengeli bir yapı…
Bloklar arasındaki mesafenin korunması…
Rakibe göre doğru oyun planı…
Savunma disiplininin artırılması…
Ve en önemlisi, sahaya çıkan futbolcunun görevini bilmesi…
Bunlar artık tercih değil, zorunluluk.
Çünkü Süper Lig affetmez.
Bir anlık hata, bir kopukluk, bir konsantrasyon kaybı tabelayı değiştirir.
Galatasaray karşısında bunu fazlasıyla gördük.
Ama bu maçın sonucundan dolayı sezonun tamamını çöpe atacak değiliz.
ELEŞTİRİ BAŞKA, SAHİPSİZ BIRAKMAK BAŞKA
Ulusal kanallarda Erzurumspor hakkında yapılan bazı yorumları da açıkçası doğru bulmuyorum.
Eleştirin!
Hatta ağır eleştirin.
“Bu takım kötü oynadı” deyin.
“Savunması zayıf” deyin.
“Transfer yapmalı” deyin.
“Teknik heyet hata yaptı” deyin.
Bunların hepsini konuşalım.
Ama daha iki maç oynanmışken Erzurumspor'u küme düşürmek, bu şehirle ve bu takımla alay eder gibi konuşmak başka bir şeydir.
Futbol yorumculuğu ile bir şehrin takımını küçümsemek arasında çok büyük fark vardır.
Erzurumspor sahipsiz değildir.
Bunu herkes bilsin.
Biz takımımızı eleştiririz.
Yönetimi eleştiririz.
Hocayı eleştiririz.
Futbolcuyu eleştiririz.
Ama yeri geldiğinde de sonuna kadar sahip çıkarız.
Çünkü bizim sevdamız skor tabelasına bağlı değil.
TARAFTARA DA BÜYÜK SORUMLULUK DÜŞÜYOR
Bugün Erzurumspor'un en çok ihtiyacı olan şeylerden biri de birliktelik.
Kötü sonuç geldiğinde herkes konuşur.
Ama takımın yanında olmak sadece galibiyetlerde kolaydır.
Asıl mesele mağlubiyette yanında durabilmektir.
Elbette yanlışları söyleyeceğiz.
Elbette kızacağız.
Elbette “Bu böyle olmaz” diyeceğiz.
Ama sırtımızı dönmeyeceğiz.
Çünkü bu takım bizim.
DAHA YOLUN BAŞINDAYIZ
Unutmayalım…
İki maçla ne şampiyon olunur ne küme düşülür.
Daha önümüzde uzun bir sezon var.
Bu takımın eksikleri var mı?
Var.
Yanlışları var mı?
Var.
Galatasaray maçında ciddi hatalar yapıldı mı?
Evet.
Ama bu takımın toparlanma ihtimali de var.
Hem de fazlasıyla var.
Yeter ki hatalarımızı görelim.
Yeter ki aynı hatalarda ısrar etmeyelim.
Yeter ki futbolcularımıza Süper Lig'de olduklarını, bu ligin bir parçası olduklarını hatırlatalım.
Yeter ki sahaya çıktıklarında rakibin formasına değil, kendi formalarının ağırlığına baksınlar.
Ve yeter ki Erzurumspor'un sahipsiz olmadığını herkes görsün.
Bugün kızabiliriz.
Bugün eleştirebiliriz.
Bugün üzülmüş olabiliriz.
Ama yarın yine tribündeyiz.
Çünkü biz iyi günde de buradayız, kötü günde de…
Erzurumspor iki maçta ne küme düşer ne de harcanır.
Daha yolun başındayız.
Ama bundan sonra herkes üzerine düşeni yapmak zorunda.
Futbolcu formasının hakkını verecek.
Hoca doğruyu bulacak.
Yönetim gerekeni yapacak.
Taraftar takımına sahip çıkacak.
Biz de yanlışın karşısında durup doğrunun yanında olacağız.
Çünkü Erzurumspor bizim için sadece 11 futbolcunun sahaya çıktığı bir takım değil.
Erzurumspor, bu şehrin ortak sevdasıdır.
Ve bu sevda, iki maçlık kötü sonuçla bitmez.
Daha çok yolumuz var.
Yeter ki mücadele edelim.
Yeter ki aklımızı başımıza alalım.
Yeter ki formanın ne anlama geldiğini unutmayalım.
Çünkü bu forma Erzurumspor formasıdır.
Ve o formanın hakkı, her şeyden önce mücadele etmektir.
Rabbime emanet olun kalın sağlıcakla...


