FUTBOLDA BAŞARININ ANAHTARI GÜÇLÜ BİR ALTYAPIDIR

Futbolda yıllardır aynı hataları yapıp farklı sonuçlar bekliyoruz. Sonra da neden başarılı olamadığımızı sorguluyoruz.

Öncelikle şu gerçeği kabul etmek gerekiyor; altyapı, herkesin yapabileceği bir iş değildir. Altyapı, futbolun en hassas ve en önemli alanıdır. Çünkü orada sadece futbolcu değil, geleceğin sporcuları ve karakterleri yetiştirilir.

Ne yazık ki yıllardır altyapılarda sıkça karşılaştığımız bir yanlış var. Futbol bilgisi, eğitim tecrübesi ve altyapı vizyonu olmayan kişiler çeşitli şekillerde altyapıların içine yerleştiriliyor. Kimi zaman hatır gönülle, kimi zaman farklı hesaplarla yapılan bu görevlendirmelerin bedelini ise çocuklarımız ödüyor.

Futboldan anlamayan insanların altyapıda görev aldığı yerde başarı beklemek hayalden öteye geçmez.

Bir çocuğun gelişim döneminde karşısına çıkan antrenör onun kaderini etkiler. Doğru antrenör o çocuğu zirveye taşıyabilir, yanlış antrenör ise futboldan tamamen uzaklaştırabilir. Bu kadar önemli bir konuda liyakat yerine başka kriterler devreye giriyorsa orada başarıdan söz etmek mümkün değildir.

Bugün Avrupa'nın başarılı kulüplerine bakın. Altyapı birimi kulübün en değerli bölümü olarak görülür. En donanımlı antrenörler genç yaş gruplarına verilir. Çünkü onlar geleceği emanet aldıklarının farkındadır.

Bizde ise çoğu zaman tam tersi yaşanıyor.

Altyapı, "kim olursa yapar" mantığıyla yönetilmeye çalışılıyor.

Hayır...

Altyapı herkesin yapacağı iş değildir.

Çocuk psikolojisini bilmeyen, eğitim yöntemlerini bilmeyen, modern futbolu takip etmeyen, oyuncu gelişim süreçlerinden habersiz insanların altyapıda görev alması Erzurum futboluna yapılacak en büyük kötülüklerden biridir.

Bir başka sorun ise sabırsızlıktır.

Altyapıda başarı bir yılda gelmez. İki yılda da gelmeyebilir. Gerçek altyapı yatırımlarının meyvesi bazen beş yıl, bazen on yıl sonra alınır. Bugün ekilen tohum yarın meyve vermez. Ama biz maalesef her sezon sonunda sonuç almak istiyoruz.

Çocukların gelişimine değil, tabelaya bakıyoruz.

Skora odaklanıyoruz.

Kupaya odaklanıyoruz.

Oysa altyapının görevi şampiyon olmak değil, oyuncu yetiştirmektir.

Bir kulübün alt yapı takımları şampiyon olabilir ama A takımına tek futbolcu veremiyorsa o başarı kâğıt üzerinde kalır. Buna karşılık bir kulüp hiçbir yaş grubunda şampiyon olmasa bile her yıl A takımına oyuncu çıkarıyorsa asıl başarı oradadır.

Bugün ihtiyacımız olan

Liyakati esas alan bir anlayıştır.

Çocukları merkeze koyan bir sistemdir.

Altyapıyı göstermelik değil, stratejik yatırım olarak gören yöneticilerdir.

Çünkü futboldan habersiz insanların yön verdiği altyapılardan futbolcu çıkmaz.

Sabırsızlığın hâkim olduğu ortamlarda gelişim olmaz.

Liyakatin olmadığı yerde başarı olmaz.

Ve unutulmamalıdır ki;

Altyapıda başarı istiyorsanız önce ehil insanlara görev vereceksiniz, sonra da sabretmesini bileceksiniz.

Aksi halde yıllar geçer, nesiller değişir, isimler değişir ama futbolunun konuştuğu sorunlar hiç değişmez...

Kalın sağlıcakla..