BİR FABRİKADAN FAZLASI...

Bugünkü köşe yazımı, ömrümün önemli bir bölümünü geçirdiğim, ekmeğini yediğim, emek verdiğim, gönül bağımı hiç koparmadığım bir yuvaya ayırmak istedim.

Kimileri ona 55'inci Bakım Fabrika Müdürlüğü der, kimileri Erzurum Ağırbakım... Ama Erzurumluların gönlündeki adı hiç değişmedi; Silah Fabrikası...

Bu isim, sadece bir fabrikanın adı değildir. Bu şehirde binlerce insanın ekmek kapısı, umut kapısı ve alın terinin karşılığıdır. Nice babalar sabah ezanıyla evinden çıkıp akşam yorgun ama huzurlu döndü. Nice anneler o maaşla evlatlarını büyüttü. Nice çocuklar o fabrikanın kazancıyla okudu, meslek sahibi oldu, yuva kurdu.

Benim için de Ağırbakım sadece çalıştığım bir kurum olmadı. Hayatımın en güzel dostluklarını kurduğum, birlikte güldüğüm, birlikte yorulduğum, aynı sofraya oturduğum, aynı hedefe omuz verdiğim koca bir aile oldu. Orada sadece iş öğrenmedim; emeğin kıymetini, dayanışmanın gücünü ve birlikte üretmenin onurunu öğrendim.

O fabrikanın havasını solan herkes bilir; burada yapılan iş sadece bir bakım faaliyeti değildir. Burada vatan sevgisi, disiplin ve sorumluluk duygusu vardır. Her sıkılan civatada, her onarılan araçta ve silahta memlekete duyulan bağlılığın izi vardır. Çünkü biliriz ki orada yapılan her iş, bir yönüyle Mehmetçiğimizin güvenliğine, ülkemizin savunmasına katkıdır.

Yıllar geçiyor, isimler değişiyor, teknoloji gelişiyor... Ama Ağırbakım'ın ruhu değişmiyor. Hâlâ aynı özveri, aynı fedakârlık ve aynı inançla çalışan emekçiler var. İşte bu yüzden bu fabrika sadece Erzurum'un değil, Türkiye'nin de gurur duyduğu değerlerden biridir.

Bugün dönüp geriye baktığımda, "İyi ki bu çatının altında bulunmuşum." diyorum. İyi ki bu kurumun havasını solumuş, ekmeğini yemiş, dostluğunu yaşamışım. İnsan bazen çalıştığı yeri değil, yaşadığı anıları özler. Ağırbakım da benim için tam olarak böyle bir yerdir.

Bu vesileyle dün bu fabrikanın temelinde alın teri olanlara, bugün aynı özveriyle görev yapan tüm emekçi kardeşlerime  gönülden selam olsun.

Allah bu ocağın ateşini hiç söndürmesin. Çünkü bu ocak sadece ekmek pişirmiyor; dostluk, vefa, emek ve vatan sevgisini de nesilden nesile yaşatıyor.

Kalın sağlıcakla...