Dadaşın Olduğu Her Yerde Erzurumspor Vardır

İstanbul’da güzel bir gece yaşandı…

Ama bu, sıradan bir futbol gecesi değildi.

Bir şehrin evlatları, memleketlerinin ortak sevdası Erzurumspor için aynı çatı altında buluştu. Murat Şahsuvaroğlu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen bu anlamlı gece, aslında bize çok daha büyük bir şeyi hatırlattı:

Dadaşın olduğu her yerde Erzurum vardır. Erzurum’un olduğu her yerde de Erzurumspor vardır.

Erzurumspor sadece sahada mücadele eden 11 futbolcudan ibaret değildir.

O forma, Erzurum’un gururudur.

Palandöken’in heybetidir, Dadaşın dik duruşudur, gurbette yaşayan Erzurumlunun memleket özlemidir.

İşte bu nedenle İstanbul’da düzenlenen destek gecesini yalnızca bir yardım organizasyonu olarak görmemek gerekir. Bu gece, Erzurumspor etrafında kenetlenmenin güzel bir örneğidir.

Murat Şahsuvaroğlu bir adım attı.

Şimdi sıra diğer şehirlerde…

Ankara’da, İzmir’de, Bursa’da, Kocaeli’de, Antalya’da, İstanbul’un diğer ilçelerinde ve Avrupa’nın dört bir yanında yaşayan Erzurumluların da bu güzel dayanışmayı büyütmesini diliyorum.

Her Erzurum derneği bir gece düzenleyebilir.

Her iş insanı elini taşın altına koyabilir.

Her Erzurumlu, gücü neye yetiyorsa o kadar destek olabilir.

Çünkü mesele sadece para değildir.

Mesele sahip çıkmaktır.

Mesele “Ben Erzurumluyum” demenin gereğini yerine getirmektir.

Acun Ilıcalı’dan güzel bir vefa örneği

Erzurumspor söz konusu olduğunda Acun Ilıcalı’nın yaptığı destekleri de ayrıca anmak gerekir.

Kendisini yalnızca televizyon dünyasında başarılı olmuş bir iş insanı olarak değil, memleketine ve Erzurumspor’a gönül vermiş bir Erzurumlu olarak görmek gerekir.

Yıllar önce televizyon ekranlarında Erzurumspor için düzenlenen destek programı bunun en güzel örneklerinden biriydi.

On binlerce Erzurumspor formasının satıldığı o gece, Türkiye’nin dört bir yanındaki insanların Erzurumspor için nasıl kenetlenebileceğini herkese gösterdi.

 

Bugün İngiltere’de futbol dünyasının içinde olan Acun Ilıcalı’nın Erzurumspor’a yönelik ilgisini ve desteğini sürdürmesi de ayrıca kıymetlidir.

Bazen bir insanın yaptığı maddi destekten çok, “Ben buradayım, Erzurumspor’un yanındayım” demesi önemlidir.

Çünkü böyle zamanlarda verilen moral ve güven, paradan daha büyük bir değer taşır.

Şimdi sıra bizde

Erzurumspor yeniden Süper Lig sahnesinde.

Şimdi hepimize düşen görev, bu takımın yanında olmaktır.

Yönetimin yanında olmak…

Futbolcunun yanında olmak…

Teknik heyetin yanında olmak…

Ve en önemlisi, Erzurumspor’un arkasındaki büyük Erzurumspor ailesini büyütmek.

İstanbul’daki bu güzel organizasyonun başka şehirlere de örnek olmasını diliyorum.

İnanıyorum ki Ankara’daki Erzurum dernekleri de, Bursa’daki Erzurum dernekleri de, İzmir’deki, Kocaeli’deki, Antalya’daki ve diğer şehirlerdeki hemşehri kuruluşlarımız da kendi imkânları ölçüsünde benzer organizasyonlar gerçekleştirebilir.

Hatta bunu bir yarış haline getirelim.

“En güzel Erzurumspor gecesini hangi şehir yapacak?”

Ne güzel olur değil mi?

Ama yarışın kazananı bir dernek veya bir şehir değil, Erzurumspor olsun.

Çünkü bizim ortak paydamız Erzurum.

Bizim ortak sevdamız Erzurumspor.

Bu sevda hepimizin

Gurbette yaşayan bir Erzurumlu için Erzurumspor formasının anlamını, Erzurumlu olmayan belki anlayamaz.

O forma bazen memleketteki baba evini hatırlatır.

Bazen Palandöken’i…

Bazen çocukluğu…

Bazen köyde geçirilen yazları…

Bazen de memlekette kalan anne-babayı…

İşte Erzurumspor biraz da budur.

Bir futbol takımından çok daha fazlasıdır.

Bu yüzden gelin, Erzurumspor’un Süper Lig’deki yolculuğunda hep birlikte omuz verelim.

Murat Şahsuvaroğlu’nun İstanbul’da yaktığı meşale sönmesin.

Başka şehirlerde yeni meşaleler yansın.

İş insanlarımız destek olsun.

Derneklerimiz organizasyonlar düzenlesin.

Erzurumlu gençler tribünleri doldursun.

Çocuklarımız Erzurumspor formasını giysin.

Ve herkes şunu bilsin:

Dadaşın olduğu her yerde Erzurumspor vardır.

Bu takım bizim.

Bu sevda bizim.

Bu şehir bizim.

Ve Erzurumspor’un başarısı, dünyanın neresinde olursa olsun, bütün Dadaşların ortak gururudur.