KAMU GÖREVİ YAPAN, MESLEK İCABI SAHADA OLAN GAZETECİLER DE KORONADA TEHLİKE ALTINDA
Gazeteciler meslekleri icabı korona virüs ile karşılaşma oranı yüksek meslekler arasında. Her bir alanında, görevini yerine getirme çabasında olan gazeteciler Özellikle gazetelerde,
televizyonlarda çalışan muhabirler daha da risk altında..
Haber yapmak için bir çok değişik ortama giren, haber peşinde koşturan ve kamunun haber alma hakkını yerine getirmeye çalışan gazeteciler korona virüs ile, normal insanlardan daha fazla tehlike altında bulunuyor. Her şart ve koşulda geçmişte olduğu gibi bugün de zor şartlarda yine mesleklerini yerine getirme çabasında olan gazeteciler, depremde, yangında, savaş halinde her bölgede ve alanda çalıştıkları gibi, bugünde korona savaşında yine mesleklerini zor şartlarda sürdürme peşindeler. Sürekli sahada görev halinde olan gazeteci arkadaşlarımızın filyasyon ekipleri tarafından sık aralıklarla korona testine tabii tutulması, bulaş riskini en fazla taşıyan meslektaşlarımız için gerekmektedir.
MESLEKTAŞLARIMIZA “GEÇMİŞ OLSUN”
Erzurum’da da kısa süre önce birkaç gazeteci koronavirüse yakalanmış olup, sonu hayırla biten bir şekilde süreci atlatmış bulunmaktadırlar.
Çektiği fotoğraflar ile her kesimden herkesçe sevilen meslek aşığı, foto muhabiri Cem Bakırcı koronaya karşı savaşını verdi ve kazandı. Karantina süresince sevenleri hep merak etti, aradı, sağlığını takip etti. Bakırcı koronayı yendi ve sosyal medya hesabından sevenlerine teşekkür etmeyi ihmal etmedi. Bakırcı mesajında şunlara yer verdi: “”Covid-19 tedavim süresince sağlığıma kavuşturan Mareşal Fevzi Çakmak Pandemi Devlet Hastanemizin degerli doktorlarına, Doktorum Ayşgül Dumludağ’a sağlık çalışanlarına teşekkür ediyorum. Bu süreçte Sağlik emekçilerimizin hakkını ödeyemeyiz. Şifa bekleyen tüm hastalarımıza acil şifalar diliyorum. Alllah Devlete Zeval Vermesin.
Yüce Allah’tan bu musibeti yeryüzünden tez zamanda kaldırmasını temenni eder, hastanelerde ve evlerde şifa bekleyen tüm hastalarımıza acil şifalar diliyorum.
Siz değerli büyüklerim, kardeşlerim, ablalarım, Gerek telefonla arayarak gerek sosyal medyadan şifa temennilerini dile getiren, mesaj atan, dualarını gönderen, bilgi almak için hastaneyi ve beni defalarca arayan aileme, değerli dostlarıma, arkadaşlarıma, BAKIRCI Ailesi olarak, kendim, eşim, evlatlarım adına içten teşekkürlerimi, sevgilerimi sunuyorum. Bana güç verdiniz, kuvvet verdiniz. Sizlerle birlikte olmaktan çok mutluyum. Allah razı olsun.”
Doğan Haber Ajansının sevilen, başarılı muhabiri Hümeyra Pardeli’de korona illetine yakalanmış, atom karınca misali meslek aşığı bir gazeteci. O da yaşadığı sürecin zorlu olduğunu ve maske takmayanlara çok sinirlendiğini söyledi. Ailece evde karantina altında kaldıklarını belirten Pardeli bir ay karantina süresi işine döndü ve duygularını sosyal medya hesabından paylaştı: “Koronavirüs, sağlığın önemini bir kere daha öğretti bize. 15 Ağustos’ta ablamın koronavirüs testi pozitif çıkınca hepimizin hayatı bir anda değişti. Ailecek karantinaya alındık. Karantinanın ne kadar doğru, yerinde bir karar olduğunu sonraki süreçlerde öğrendik. 7 gün sonra annem, babam, ben ve kız kardeşimin de ne yazık ki pozitif olduğunu öğrendik. İnsan o an kendi hastalığını unutup anne ve babası için telaşlanıyor en çok. Ağrıların varken onlar için endişeleniyorsun. Ateşleri yükseldikçe, öksürdükçe ödün kopuyor. Ya yaşadığın o psikolojinin hele asla tarifi yok. Sağlığın ne kadar değerli olduğunu bu hastalık insanlara çok iyi öğretiyor. Tüm kemiklerinin testere ile kesildiğini sanıyorsun. Her odadan ayrı bir öksürük sesi yükseliyor. Kendi kendimize moral verip atlatmaya çalıştık. Önceki gün yapılan testim ise negatif çıktı. Sarılamamanın, öpememenin acısı ise daha bir başka. Aynı evde yaşadığımız 8 yaşındaki yeğenimin koşarak gelip, ‘ohhh be artık öpebilirim’ deyip, dakikalarca öptü. Koronavirüsü ilk yakalanan kişi ablam, en çok dikkat eden ve evden çok çıkmayan kişiydi. Kurallara uymayan tedbirsiz bir kişinin kurbanı olduk. Siz siz olun ne olur tedbirlere uyun. Bugün pozitif çıkmanın ardından 18. gün ve hala konuşurken nefesimin yetmediğini hissediyorum. Kısa mesafe bile yürüyemiyorum. En büyük avantajımız hepimiz bu süreci evde geçirdik. Bugün ise yaklaşık 1 ay sonra ofiste ilk günüm. Bu güzel sürpriz için, beni bir an olsun unutmayan değerli iş arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde bizimle yakından ilgilenen başta Sağlık İl Müdürümüz Gürsel Bedir olmak üzere, arayan, soran, destek ve moral veren çok değerli dostlarıma, büyüklerime. Umarım bu beladan tez zamanda tüm dünyaca kurtulmamız dileğiyle.”

