Teknolojinin gelişmesi, internetin ulaşılabilir olması ile birlikte, özellikle sağlık problemleri üzerinde internet yapılan araştırmalar maalesef vatandaşı tedirgin etmenin ötesine geçemiyor.
Bilgisayar ve internet teknolojisinin hızlı bir şekilde her eve ve özellikle her cebe girmesiyle, tedavi arama yöntemlerini de değiştirdi. Birçok kişi, yakalandığı rahatsızlığa internetten tedavi aramaya çalışırken, sanal ortamdan hastalığın tedavi edilemeyeceğini söyleyen uzmanlar, aksine daha büyük ve çözümü zor sağlık problemleriyle karşılaşılabileceği uyarısında bulundu.
İNTERNET-HASTA OLDUK
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan uzmanlar, hastalara internetten araştırma yapmasını önerdiğini ancak bu araştırmanın internetten tedavi olma umudu taşımaması gerektiğini belirttiler. İnternette kendi sağlığı konusunda araştırma yapanların bazı noktalara dikkat etmesi gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, “Baş ağrısı yazıp araştırma yaparak hastalığınıza teşhis koymaya çalışmayın. Baş ağrısına neden olan yüzlerce hastalık olabilir. İnternet günümüzde adeta ‘internet-hasta’lar oluşturdu. Tedaviyi hekimden değil internetten almak isteyen e-hastalar, bu yolla hem umutsuzluğa kapılıyor hem yanlış bilgilenebiliyor.” dedi.
DOĞRUSU UZMANI
İnternetin belli araştırmalar için kullanabileceğini ancak hastalıkla ilgili olarak internetin çözüm sunamayacağına değinen uzmanlar, internetten eksik ve yanlış bilgi edinme ihtimalinin çok yüksek olduğunu vurguladı. Hastalığa dair şikâyetlerin bir bütünün parçaları gibi olduğunu ifade eden uzmanlar, parça sayısı arttıkça teşhise giden yolun da belirginleşeceğini, parçaları doğru şekilde tamamlamak ise, hekimin tecrübesi, bilgisiyle gerçekleşebileceğini açıklandı.
BİR BELİRTİ İLE TEŞHİS KONAMAZ
Tek bir şikâyetle hiçbir portal ya da hekimin tanı koyamayacağını kaydeden uzmanlar, “Hafif bir nezlede bile öksürük, ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı olur. İnternette araştırılan şeyler genellikle temel şikâyetin birine yönelik oluyor. Hasta internete baş ağrısı diye giriyor ve karşısına binlerce sayfalık kitap çıkıyor. Bunun neresini okuyarak nasıl bilgi sahibi olsun. Ayrıca hasta internette araştırma yaptığında; ‘Hepatit B hastaları 20 yıl sonra siroz olabilir’ bilgisine rastlıyor. Hasta bu sayıyı düşünerek, kendisinin siroz olacağına inanıyor. Dolayısıyla edindiği yanlış bilgiler nedeniyle paniğe kapılıyor. Oysa Hepatit B, hastaların yüzde 30´unda siroza dönüşür, yüzde 70´inde dönüşmez. Bu duruma verilebilecek bir başka örnek de Hepatit B aşılarında görülüyor. Burada aşının koruyuculuk süresi hakkında aklında soru işaretleri oluşuyor. Bu yüzden internetten eksik ve yanlış bilgilerle hastanın kendi durumunu değerlendirmesi, korkuya ya da paniğe kapılmasından başka bir işe yaramıyor.” diye konuştu.

