Türk Telekom Nurettin Topçu Sosyal Bilimler Lisesi olarak gelenek haline getirdiğimiz Sahaf buluşmasının bu sene 8. yılını büyük bir heyecan ve gururla gerçekleştirdik. Gençlerimizi okul sınırlarının dışına çıkararak farklı bir atmosferde buluşturmak, onları kitabın o büyülü dünyasıyla daha derin bir bağ kurmaya teşvik etmek amacıyla başlattığımız bu etkinlik, hamdolsun yıllar içerisinde kök salarak kalıcı bir kültüre dönüştü. İlk başladığımız yıllarda sahaf buluşmalarımız bambaşka bir heyecan taşırdı. Akşam saat 18.00’de bir araya gelir, saat 22.00’ye kadar sahafın o sıcak ve samimi ortamında vakit geçirirdik. Yurtlu öğrencilerimiz için idaremizden özel izinler alınır, onlar da bu güzel atmosferin bir parçası olurlardı. O dönemlerde etkinliğimiz tamamen akşam buluşmaları şeklinde gerçekleşirdi. Salgın hastalık öncesine kadar bu gelenek böyle devam etti; sonrasında ise şartlara uyum sağlayarak sahaf buluşmalarımızı ders saatleri içerisine aldık. O günlerin ayrı bir tadı, ayrı bir ruhu vardı. Dışarıda Erzurum’un sert ayazı, ince ince yağan kar; içeride ise çayır çayır yanan soba…

İşte tam da bu zıtlığın ortasında kurulan o sıcak ortam, hafızalara kazınan anlara dönüşürdü. Sobanın üzerinde fokurdayan güğüm, demlenen çayın mis gibi kokusu, kuzinede ağır ağır közlenen kartol…

Bazen bu sofraya lavaş ekmeği ve göğermiş lor da eşlik ederdi. O yıllarda ikramlarımız arasında mantar ve kestane de olurdu; kestanemizi közler, mantarın tadına bakar, sohbetin en koyu yerinde bir yandan yudumladığımız çayla içimizi ısıtırdık. Biraz sohbet ettikten sonra öğrencilerimizle birlikte sahafın rafları arasında adeta bir keşfe çıkardık. Her bir kitap, her bir eser ayrı bir dünyanın kapısını aralardı. “Hey gidi günler hey!” dedirten o anlarda bazen soba başına yeniden toplanır, kartol közlemesiyle sohbeti tazelerdik. Biz konuşurduk, öğrencilerimiz dikkatle dinlerdi; hatta not alanlar olurdu. Bardaklar bir dolar bir boşalır, çayın yanında bazen mısır da patlatılırdı. Zamanın nasıl geçtiğini anlamazdık. Saatler ilerledikçe sahafın içindeki o sıcaklık daha da anlam kazanırdı. Üç dört saatlik bu keyifli buluşmanın sonunda, velilerimizin bazıları çocuklarını almaya geldiğinde zamanın nasıl akıp geçtiğini fark eder, etkinliğin sona erdiğini o an anlardık. İşte o anlar, hem bir vedayı hem de bir sonraki buluşmanın heyecanını içinde barındırırdı.

Kitap ve sahaf kavramları, aslında birbirini tamamlayan ve kültürel sürekliliği temsil eden iki önemli değerdir. Sahaflar yalnızca kitap alınıp satılan mekânlar değil; geçmişin izlerini taşıyan, hafızayı canlı tutan, kültürel mirası nesilden nesile aktaran özel duraklardır. Bizler de okul olarak sadece yeni yayınları değil, geçmişin kokusunu taşıyan eski eserleri de öğrencilerimizle buluşturmayı hedefledik. Çünkü bir medeniyetin derinliği, biraz da eskiyle kurduğu bağın gücüyle ölçülür. Bu anlamlı etkinliklerimiz, zaman zaman kıymetli isimlerin katılımıyla da daha zengin bir içerik kazanmıştır. Geçtiğimiz yıllarda Palandöken İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Seyfullah Karapınar da sahaf buluşmamıza iştirak etmiş, gençlerimizle bir araya gelerek okumanın hayatındaki yerini, tecrübelerini ve kitapla kurduğu bağı samimi bir dille paylaşmıştır. Bu tür buluşmalar, öğrencilerimiz açısından yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda ilham verici birer hatıra olarak hafızalarda yer etmiştir.

Sahaf ve kitap buluşmalarımızda genellikle 12. sınıf öğrencilerimizi tercih ediyoruz. Bunun en önemli sebebi, yoğun sınav atmosferi içerisinde bulunan gençlerimizin bir nebze de olsa nefes almasını sağlamak, onları farklı bir iklimde dinlendirmektir. Bu buluşmalarda öğrencilerimiz sahaf raflarını dikkatle inceler, ihtiyaç duydukları kitapları temin eder; aynı zamanda posterler, anahtarlıklar ve mekânda bulunan farklı kültürel objeleri de merakla irdelerler. Bu süreç, onların sadece akademik değil, kültürel anlamda da beslenmelerine katkı sunmaktadır. Etkinliğimize ev sahipliği yapan mekân ise şehrimizin önemli kültür duraklarından biridir. Mumcu’da, Atatürk Evi’nin yanı başında bulunan Şehri Kitapevi, binlerce kitabı bünyesinde barındıran ve Erzurum’da parmakla sayılan sahaflardan biri olma özelliğini taşımaktadır. Bu yönüyle sadece bir kitapçı değil, aynı zamanda geçmişle bugün arasında köprü kuran bir kültür mekânıdır.

Okuma ve yazmayı merkeze alan bir eğitim anlayışına sahip kurumumuzda, öğrencilerimizin sadece ders kitaplarıyla sınırlı kalmayan bir okuma kültürü geliştirmelerini önemsiyoruz. Sahaf buluşmaları sayesinde gençlerimiz; sararmış sayfalar arasında dolaşmayı, bir kitabın geçmişten bugüne uzanan yolculuğunu hissetmeyi ve her eserin aslında bir hikâye taşıdığını fark etme imkânı buluyor. Bu etkinlikler, aynı zamanda onların sabırla arama, keşfetme ve seçme becerilerini de geliştirmektedir. Bugün geldiğimiz noktada sahaf buluşmalarımız, yalnızca bir etkinlik olmanın ötesine geçmiş; öğrencilerimiz için beklenen, özlenen ve hatıralarda yer eden bir kültürel deneyime dönüşmüştür. Her yıl artan ilgi ve katılım, doğru bir yolda ilerlediğimizin en açık göstergesidir. Gelecek yıllarda da bu geleneği daha da geliştirerek sürdürmek, daha fazla öğrencimizi bu atmosferle tanıştırmak ve kitapla kurulan bağı güçlendirmek en büyük hedeflerimiz arasında yer almaktadır.


