(devam ediyor..)
Bu paralar; israil'in değirmenine su taşıyan ekonomi musluğu olduğu gibi dünya genelinde kapitalist anlayışın sömürü düzeninde, sömürülmeye devam eden İslam alemine dair her ne varsa başta bu coğrafya olmak üzere dünyanın tamamından yok edilmesi için gönderiliyor. Yazar Taha Kılınç Kudüs gezilerinde şehrin mevcut durumuna dair edindiği izlenim ve çıkarımları aktarmaya devam ediyor;
"Biz Kudüs gezilerine giderken 'Etrafımızdan bir 10 dolar daha bulsak, bir 20 dolar daha bulsak, herkes cebine biraz daha para koysa, esnaftan fazlasıyla alışveriş yaparız.’ gibi düşüncelerle hareket ediyorduk. Bir bakıma biz de kendi kendimize bir çaba içerisine giriyorduk. Evet, gerçek şu ki; Oradaki meseleleri hazmedip gereğini yapma konusunda hepimiz sorumluluk sahibiyiz."
"Bakın -ekranda İbranice ve İngilizce 'Güney Afrika Yahudilerinin cömert desteğiyle 1969'da restore edilmiştir' yazısının resmi gösterilmeye devam ediyorken- 67'de şehir işgal edildi; 69'da Güney Afrika Yahudileri şehirdeki kapıların restorasyonu için para yağdırmaya başlamışlar, yani iki sene sonra. Düşünce bu. Dolayısıyla bizim bugün Müslümanlar olarak da bıd durumu idrak etmemiz lazım. Evet, belki birçok şeyden bahsedilebilir; Örneğin Müslümanların içinde bulunduğu durum vs. fakat şuna inanın ki fark etmediğimiz çok fazla yapabileceklerimiz var. Onlardan bir tanesini adeta bu fotoğraf özetliyor"
Surlar üzerindeki modern müdahalelerin ne anlama geldiğine dair şu çıkarımlarda bulunuyor Yazar Taha Kılınç; "Kudüs, özellikle Kudüs'ün batı tarafı, Batı Kudüs dediğimiz Yahudilerin yoğun bir şekilde yaşadığı tarafa baktığı için surlar aynı zamanda bir sahne olarak kullanılıyor. -Ekranda surların üzerine bir platformdan Amerikan ve israil bayrağı, öldürülen işgalci Yahudilerin resimlerinin yansıtıldığı bir resim var.- Aynı şeyi Kaşgar'da da göreceksiniz. Surlara neler yansıtılıyor? Yeni yıl mesajları yansıtılıyor, İsrail'in işgal yıldönümü ile ilgili hadiseler yansıtılıyor, şehrin sembolü olan aslan yansıtılıyor. Fakat yansıtılan yer neresi? Yansıtılan yer, Kanuni Sultan Süleyman'ın inşa ettirdiği surlar. Yani burada çok masum bir şekilde modern dönemde inşa edilmiş bir alana yansıtılan ışık gösterisinden bahsetmiyorum. Bakın, doğrudan doğruya bir İslam mirası, Osmanlı dönemine ait olan bir eserin üzerine yapılan yeni bir kimlik giydirme girişiminden bahsediyorum."
"Surlar o kadar baskın bir şekilde kullanılıyor ki Amerika, İsrail bayrakları, farklı kutlama mesajları, Aksa Tufanı'nda israil'de öldürülenlerin isimleri, fotoğrafları gece gündüz sürekli yansıtılıyor. Bakın, bir İslam eseri, şehre giydirilmek istenen yeni kimlikle alakalı dekor ve sahne olarak kullanılıyor."
Yazar isimlendirme ve şehrin kimliğine uzanan müdahaleleri aktarırken; "Şehrin ışıklandırılması, isimlendirilmesi... Kudüs'e mesela 'Yeruşalayim' diyorlar. Yeruşalayim aslında Arapça 'Darüsselam'ın İbranicesidir; manası 'barış şehri'. Ne kadar ironik. Tıpkı Bağdat'ın kurulurken 'Darüsselam', barış şehri olarak kurulması gibi..."
"..Birazdan Kaşgar'ı aktarırken de aynı mantığı göreceksiniz. İsimden mekana, o mekanın kullanılış biçimine kadar sürekli olarak aslında sahip olduğu tarihi kimlikle ve derinliğiyle bağdaşmayan politikalar sürdürülüyor."
Mamilla Müslüman Mezarlığı ve Yıkım;
"Mezarlıklara girelim. -ekranda Kudüs’teki mamilla müslüman mezarlığının önceki ve sonraki resmi var- Burası Mamilla Müslüman Mezarlığı. Mamilla kelimesi 'Ma'minullah', yani 'Allah'tan gelen' anlamına geliyor. Az önceki isimleri hatırlayın; Kudüs'te bir Babu'r-Rahme (Rahmet Kapısı) Mezarlığı'ndan bahsetmiştik, yine Yusufiye Mezarlığı'ndan bahsedilmişti. Bunlar Aksa'ya bitişik. Mamilla Mezarlığı'nın yeri biraz daha farklı bir yerde Batı Kudüs tarafında. Tabii Batı Kudüs tarafında kaldığı için burası ne yazık ki işgalin doğrudan hedefi! Rivayetlere göre sadece Kudüs 1099'da Haçlılar tarafından işgal edildiği zaman, birkaç gün içerisinde 10 binden fazla Müslüman'ın burada katledildiğini ve burada medfun olduğunu bilmekteyiz. Fakat bugün ne yazık ki görünen mezar sayısı çok az! Kudüs'ün yakın tarihindeki birçok önemli şahsiyet de dahil olmak üzere burada birçok insanın kabri var. Aynı şekilde Eyyubiler'den itibaren Memlükler, Osmanlı'nın son dönemine kadar buraya yoğun bir şekilde müslüman cenazelerinin defini yapılıyor. Fakat maalesef etrafta şantiyeler, vinçler mezarlara doğru yanaşıyor; aralardan borular geçiriliyor vs. – ekranda şantiye görüntüsü ve birçok inşaatın devam ettiği yapıları gösteren bir resim - gördüğünüz binaların hepsi mezarlığın yerine yapıldı. Aynı görüntüleri maalesef Kaşgar'da da göreceksiniz. Aksu'da, diğer Doğu Türkistan şehirlerinde de göreceksiniz. Az önce ifade ettiğimiz gibi mezarlıklar da işgalin sürdürülmesinde bir yöntem olarak kullanılıyor. Şu sözü unutmayalım: Mezarlıklar tapu senedidir. Yani sizin bir yerde bulunduğunuzun en kesin ispatı mezarlıklar olduğu için işgalciler doğrudan doğruya mezarlıkları yok etmeye odaklanıyor. -ekranda Mamilla Mezarlığının daha önceki resmi var - Gördüğünüz gibi mahzun Müslüman mezarlıkları... Mamilla Mezarlığı önce iki büyük parçaya bölündü, aralarından bir yol geçirildi. Daha sonra bu parçalardan bir tanesi tamamen istimlak edilerek oraya bir park yapıldı.- ekranda Mamilla Mezarlığına yapılmış olan parkın resmi var - parka şöyle daha geniş bir şekilde bakalım. Arkadaki binaların hepsi mezarlığın içine doğru yaklaşıyor. Bahsettiğim park işte burası. Vaktiyle burada büyük bir Müslüman mezarlığı varken şimdiki hali! Tabii batı tarafta kaldığı için ve 67 işgaline kadar burası Müslümanların denetiminden, kontrolünden uzak olduğu için maalesef burada çok ciddi bir yıkım gerçekleştirildi. Buraya bir müze yaptı İsrail. Müze henüz açılmadı ama müzenin adı 'Tolerans Müzesi' (Hoşgörü Müzesi). Yani yok edilmiş bir Müslüman mezarlığının içerisine bir bina yapılacak olsa, herhalde bu binaya verilecek en son isim 'tolerans' kelimesi olurdu. Gördüğünüz gibi maalesef isimlendirmelerden fiziksel müdahalelere kadar hiçbir şey tesadüfi değil.” Başka neMi mi var? “Şimdi gelelim, belki de benim şu anda yaptığım konuşmanın benim açımdan en acı kısmına... 'Acı' diyorum, çünkü şu anda Filistin'in pek de fark etmediğimiz bir detayını konuşmaya başlayacağız..!”
( devam edecek…)
Selam ve dua ile…

