ERZURUM’UN YAŞAYAN İNSAN HAZİNESİ-2

Bu gün ki köşe yazımızda  şehrimizin yaşayan insan hazinelerinden biri olan Kadir Sabuncuoğlu ile yaptığımız röportajla yazı dizimize devam ediyoruz. Kıymetli vakitlerini bizlere ayıran Kadir Sabuncuoğlu’na sonsuz teşekkürlerimi sunar, hayırlı uzun ömürler dilerim. 

Erzurum’un Pasinler ilçesinden ulusal medyaya uzanan 50 yıllık gazetecilik serüveni. Ödül sahibi kıdemli gazeteci Kadir Sabuncuoğlu, meslek sırlarını, unutulmaz haberlerini ve gençlere tavsiyelerini bizlere anlattı. Biz sorduk kıdemli isim cevap verdi. Keyifli okumalar dilerim. 

 “Erzurum’un yetiştirdiği önemli değerlerden biri olan, meslekte tam 50 yılı geride bırakan gazeteci-yazar Kadir Sabuncuoğlu ile çok özel bir söyleşi gerçekleştirdik. Hoş geldiniz! Bize kendinizi tanıtır mısınız?”

Kadir Sabuncuoğlu: “Hoş bulduk. Erzurum'un Pasinler (Hasankale) ilçesinde 17 Aralık 1949 günü dünyaya gelmişim. İbrahim Hakkı İlkokulu ve Pasinler Ortaokulunu bitirdikten sonra yatılı olarak Gümüşhane’de Öğretmen Okulunda okudum. Ardından Erzurum’daki Kazım Karabekir Eğitim Enstitüsü’nün Sosyal Bilgiler bölümünden mezun oldum.

            Pasinler’de öğretmenlik yaparken sokakta tesadüfen aldığım bir teklif üzerine 1975'te gazeteciliğe Pasinler Muhabiri olarak adım attım. Bir yıl sonra da öğretmenliğe veda ettim ve Hürriyet Haber Ajansı'nın (HHA) Erzurum Bölge Bürosunda muhabir olarak çalışmaya başladım. Profesyonel gazeteciliğimin üçüncü yılında bölge temsilciliği görevine getirildim.”

“SOKAKTA ALDIĞINIZ TEKLİFİ VE KISA SÜREDE ELDE ETTİĞİNİZ BAŞARIYI BİRAZ DAHA AÇAR MISINIZ?”

Kadir Sabuncuoğlu: “Sokakta Pasinler Halk Eğitim Müdürü İrfan Ergün ile karşılaştım. O Tercüman gazetesinin muhabirliğini yapıyordu. Bana Hürriyet’in Erzurum’da büro açtığını Pasinler’de ise muhabir aradığını söyledi. ‘Muhabir olur musun?’ diye sordu. O an sadece ‘Evet’ dedim. Birkaç gün sonra Erzurum’a giderek Hürriyet Haber Ajansı’nın temsilcisi Aziz Halkapınar ile görüştüm ve Pasinler’e muhabir oldum.

            Kısa sayılacak sürede elde ettiğim başarının iki faktörü var. Birincisi gazetecilik mesleğini çok sevdim ve mesleği öğrenmek için çok çalıştım. Usta- çırak geleneği sayesinde ve okuyarak mesleğin inceliklerini öğrenmeye çalıştım. Öğrenme merakım hiç bitmedi. Hala devam ediyor.”

“YAPTIĞINIZ ÇALIŞMALAR VE MESLEĞİNİZLE İLGİLİ NELER SÖYLERSİNİZ?”

Kadir Sabuncuoğlu: “Görev ve sorumluluğumuz; başta Erzurum olmak üzere Erzincan, Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı ve Muş illerinde meydana gelen olayları haberleştirmek, görüntülü olarak İstanbul’a ulaştırmaktı. Gece gündüz demeden tam 41 yıl çalıştım. Bölgeden ürettiğimiz haber sayısı 100 binden fazladır.”

“HEP ERZURUM’DA MI GÖREV YAPTINIZ?”

Kadir Sabuncuoğlu: “Hayır. 1990’da temsilcilik görevinden istifa ettim. İki yıl Günaydın Gazetesi’nin Elazığ Matbaa Müdürlüğü’nü yaptım. Gazetenin patronu Asil Nadir iflas edince Erzurum’daki eski görevime geri döndüm.”

“DOĞAN HABER AJANSI’NA GEÇİŞİNİZ NASIL OLDU?”


Kadir Sabuncuoğlu: “Milliyet Gazetesi’nin patronu Aydın Doğan, 1994 yılında Hürriyet Gazetesi’ni satın aldı. 1999’da Hürriyet ve Milliyet’e ait haber ajansları birleşerek Doğan Haber Ajansı (DHA) adını aldı. Ben de DHA’nın Erzurum Bölge Temsilciliği’ne atandım. 2008’de “Sütunu Çalan Kılıfı Uydurur” başlıklı haberimle Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin geleneksel Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülü’nü kazandım.

            Gazeteci ve yönetici olarak aralıksız 41 yıl çalıştıktan sonra Eylül 2017’de emekliye ayrıldım. Sürekli basın kartı sahibiyim.”

“BASIN MENSUPLARINI BİR ÇATI ALTINDA TOPLAMAK İÇİN NELER YAPTINIZ?”

Kadir Sabuncuoğlu: “Mithat Turgutcan, Durdemir Bilirdönmez, Celal Kaçtıoğlu, Mücahit Küleri, Tünay Şenocak ve Süreyya Çarbaş ile birlikte 1979’da Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’ni (DAGC) kurduk. Altı yıl cemiyetin başkanlığını yaptım. 1997’de Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun (TGF) kuruluşunda yer alan cemiyet başkanlarından biri oldum. Daha sonra DAGC’den 30 üye ile topluca istifa ederek 2010’da Erzurum Gazeteciler Cemiyeti’ni kurduk. Onun da bir dönem başkanlığını üstlendim.”

“HASANKALE VE ERZURUM SİZİN İÇİN NE İFADE EDİYOR?”

Kadir Sabuncuoğlu: “Doğduğum, büyüdüğüm ve güzel ülkemin şehit kanlarıyla sulanmış kutsal toprakları… Bunları evladım gibi candan severim. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Vatan sevgisi ona hizmetle ölçülür” sözü benim de ilkemdir. Bize emanet edilen dağları, dereleri, ağaçları, çiçekleri, böcekleri sahibiymişim gibi korur ve gelişmesi için çaba harcarım. Bu topraklarda yaşayan herkesi kucaklarım. Ama çeşitli nedenlerle göç ettikten sonra dedikodu eden, laf atanlar beni çok üzer.”

“MESLEKTE 50 YILI DOLDURDUĞUNUZ İÇİN HANGİ ÖDÜLLERİ ALDINIZ?”

Kadir Sabuncuoğlu: İstanbul merkezli Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından meslekte 50 yılı tamamladığım için Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü’ne layık görüldüm. Ankara merkezli Gazeteciler Cemiyeti ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Mezunları Derneği tarafından da onur ödülü verildi.”

 “EMEKLİ OLDUKTAN SONRA NELER YAPTINIZ?”

Kadir Sabuncuoğlu: “Emekli olsam da Erzurum’un sorunlarını gündeme taşımaya devam ettim. Gazetecilik birikimimi kitaplara döktüm. 2018’de ‘Bir Ömür Bin Haber’ isimli ilk anı kitabım yayımlandı ve iki baskı yaptı. Bu kitabı Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerine armağan ettim. 2020’de ‘Az Gittik Uzun Gittik’ isimli ikinci kitabım çıktı; burada Erzurumlu sanatçı İbrahim Erkal’a geniş yer verdim. 2025’te, meslekte 50 yılı tamamladığım yılda, doğduğum ve gençliğimi geçirdiğim Hasankale’ye vefa borcumu ödemek için ‘Kalbimdeki Manşet: Hasangala’ kitabını yayımladım. Üçüncü kitaba gösterilen büyük ilgi beni çok mutlu etti.”

“SON OLARAK GENÇLERE BİR MESAJINIZ VAR MI? GAZETECİ OLMALARINI TAVSİYE EDER MİSİNİZ?”

 Kadir Sabuncuoğlu: “Gazetecilik mesleğini geçici bir hevesle değil, gerçek bir aşkla seveceklerse elbette tavsiye ederim. Gazetecilik, dünyanın en anlamlı ve heyecan verici mesleklerinden biridir. Gerçeği aramak, toplumu bilgilendirmek, güç odaklarını sorgulamak, sesi olmayanların sesi olmak… Bunlar hâlâ geçerli ve çok değerli ideallerdir.  Eğer bir genç meraklıysa, doğruluktan asla ödün vermeyen bir karaktere sahipse, yazmayı sadece sevmekle yetinmeyip ustalaşmayı hedefliyorsa ve içinde dünyayı değiştirmeye dair bir ateş taşıyorsa, gazetecilik ona inanılmaz bir tatmin sağlayacaktır.”