Erzurum Kongresi’nin 107. Yıl Dönümü: “Ya İstiklal Ya Ölüm” Diyen Şehrin Mirası

23 Temmuz 1919 - 7 Ağustos 1919

Tarih bazı şehirleri sadece haritaya yazar.
 Bazı şehirleri ise tarihin kaderine yazar.
 Erzurum işte o ikinci şehirlerden biridir.

Bugün Erzurum Kongresi’nin 107. yıl dönümü.
 107 yıl önce bu topraklarda atılan imza, sadece bir kongre kararı değildi.
 Bir milletin "artık yeter" deyişiydi. Bir halkın ayağa kalkış ilanıydı.

1918... Mondros imzalanmış. Vatan parça parça işgal ediliyor.
 İstanbul işgal altında. Padişah esir. Ordu dağıtılmış.
 Halk "bitti" diyordu.

Ama Anadolu bitmedi.
 Çünkü Anadolu’nun tam ortasında, sırtını Palandöken’e dayamış bir şehir vardı: Erzurum.

İtilaf devletleri "Burası Ermeni Devleti olacak" diye harita çiziyordu.
 Doğu Anadolu’nun kaderiyle oynuyorlardı.
 İşte tam o anda Erzurum "dur" dedi.

23 Temmuz 1919’da 54 delegenin katılımıyla Kongre başladı.
 Başkanlık kürsüsünde Mustafa Kemal Paşa vardı.
 Ve o kürsüden çıkan her kelime, Anadolu’nun dört bir yanına umut oldu.

2. ERZURUM KONGRESİ’NİN 5 DEVRİM KARARI

Bu kongre nutuk atma yeri değildi. Bu kongre bir kurtuluş reçetesiydi.

1. Milli Sınırlar İçinde Vatan Bir Bütündür, Parçalanamaz.
 İlk kez "Misak-ı Milli"nin temeli burada atıldı. Vatan bölünemez dendi.
2. Her Türlü Yabancı İşgal ve Müdahaleye Karşı Millet Birlikte Direnecek.
 "Kuvayı Milliye" ruhu burada doğdu. Silahı olmayan taşla, sopayla direnecek dendi.
3. Manda ve Himaye Kabul Edilemez.
 "Ya istiklal ya ölüm". Başka yol yok dendi. Amerikan mandası teklifleri burada reddedildi.
4. Hemen Temsilci Bir Heyet Kurulacak.
 Anadolu’nun sesi olacak bir heyet. O heyetin başına Mustafa Kemal seçildi.
5. Milli İrade Hâkim Olacak.
 Padişahtan değil, milletten yetki alınacak dendi. Demokrasinin ilk tohumu burada atıldı.

Bu 5 madde, 4 Eylül’de Sivas’ta, 23 Nisan’da Ankara’da yankılandı.
 Cumhuriyet’e giden yolun ilk tuğlası Erzurum’da örüldü.

3. BU KONGRE BİZE NE BIRAKTI?

Erzurum Kongresi sadece karar değildi. Bir karakterdi.

Cesaret bıraktı: "İşgal var" korkusuna rağmen toplandılar.
Birlik bıraktı: Kürt’ü, Türk’ü, Laz’ı aynı masaya oturttu.
Vefa bıraktı: 33 yıl değil, 3 yıl değil... Ölünecekse vatan için öleceğiz dediler.

Bugün Erzurum’da yürüdüğün her sokakta o kongrenin nefesi var.
 "Gavur Eziyesi" diyen nenelerin duasında var.
 "Palandöken’den aşan" türkülerinde var.

4. 107 YIL SONRA BİZE DÜŞEN NE?

107 yıl geçti. Tankla, topla gelmediler ama başka yollarla geldiler.
 Moralimizi bozmaya, bizi birbirimize düşürmeye, "bu iş bitti" dedirtmeye çalıştılar.

Erzurum Kongresi bize diyor ki:
 "Evladım, zor günlerde susma. Bir araya gel. Vatan bir bütündür."
 "İşin yoksa iş kur. Taraftarın yoksa takımına sahip çık. Gençliğin varsa ona sahip çık."

Bugün Erzurumspor’a sahip çıkmak da, esnafa sahip çıkmak da, komşuna sahip çıkmak da o kongrenin devamıdır.

107 yıl önce 54 delege bir odaya sığdı.
 Ama o odadan bir millet çıktı.

Biz o mirasın torunlarıyız.
 O yüzden bugün Erzurum Kongresi’ni sadece anmak yetmez.
 Yaşatmak zorundayız.

"Ya İstiklal Ya Ölüm" sözü müzede kalmasın.
 İşimizde, sahamızda, mahallemizde yaşasın.

107 yıl önce bu şehir ayağa kalktı.
Bugün de kalkar. Yarın da kalkar.
Çünkü adı: ERZURUM.

Selam saygi dua ile ,,ALLAHA emanet olun..