Dünya Susarken Çocuklar Yazdı

Bir çocuğun kalemi ne kadar güçlü olabilir?

Bu sorunun cevabını, Özel Güneş Koleji 5. sınıf öğrencileri Hafsa Alım ve Zeynep Şura Bozkurt verdi. Henüz hayatlarının baharında olan iki öğrenci, dünyanın en acı coğrafyalarından birinde yaşanan insanlık dramına kayıtsız kalmayarak "Gazze'nin Çığlığı" adlı kitaplarını okuyucuyla buluşturdu.

Gazze...

Son yıllarda bu isim, yalnızca bir şehir ya da bir coğrafya olmaktan çıktı. Acının, yoksunluğun, direnişin ve yarım kalan çocuklukların sembolüne dönüştü. Yıkılan evler, sessizliğe gömülen sokaklar ve korkuyla büyüyen çocuklar, insanlığın ortak hafızasında derin izler bıraktı.

Ne yazık ki çağımızın en büyük sorunlarından biri, acılara karşı duyarsızlaşmak oldu. Sürekli tekrarlanan görüntüler, zamanla vicdanların alışkanlık perdesiyle örtülmesine neden oldu. İşte böyle bir dönemde iki çocuk, yetişkinlerin çoğu zaman duymadığı bir sesi duymayı başardı.

Onlar hâlâ dünyanın en saf vicdanını taşıyorlardı. Haksızlığı gördüklerinde üzülüyor, zulmü gördüklerinde susmamaları gerektiğine inanıyorlardı. Hafsa Alım ve Zeynep Şura Bozkurt da kendi yaşıtlarının yaşadığı acıları yüreklerinde hissederek kalemlerini birer vicdan sesi hâline getirdiler.

Belki Gazze'nin sokaklarında yürümediler. Belki oradaki çocuklarla hiç tanışmadılar. Fakat bir çocuğun gözyaşının dili, dini ve milliyeti olmadığını biliyorlardı. Bu yüzden savaşın gölgesinde büyümek zorunda kalan çocukların hikâyelerini anlamaya çalıştılar; korkularını, özlemlerini, umutlarını ve yarım kalan hayallerini satırlara taşıdılar.

Ortaya çıkan "Gazze'nin Çığlığı", yalnızca bir kitap değil; çocuk yüreğinin merhametle buluştuğu bir vicdan çağrısıdır.