Filistin, Doğu Türkistan ve Sudan İçin Tek Yürek Oldular
Düzenlenen sessiz yürüyüşün ardından grup adına açıklamalarda bulunan Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi 4. Sınıf öğrencisi Hakan Sümbül, konuşmasına, yaşanan acıların sınırları ve kimlikleri aştığını vurgulayarak başladı: ‘Bugün burada, tarihin en karanlık sayfalarından birine şahitlik ederken safımızı belli etmek; ‘Ben hâlâ insanım’ diyebilmek için toplandık. Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Sudan’da ve işgal altındaki tüm topraklarda yaşanan zulme karşı tek yürek olmak için buradayız’ dedi.
‘Gazze’de Bir Çocuğun Canı Yandığında Burada Ciğerimiz Yanıyor’
Sümbül, dünyanın dört bir yanında yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekerek, Peygamber Efendimizin ‘Müminler bir vücudun azaları gibidir’ hadisinden örnek verdi. Gazze’de bir çocuk acı çektiğinde biz burada nefes alamıyoruz. Doğu Türkistan’da bir kardeşimiz hapse atıldığında içimiz daralıyor. Sudan’da bir kadın işkence gördüğünde içimizdeki anne ölüyor’ diye konuştu.
‘Bu Bir Savaş Değil, Açık Bir Katliamdır’
Modern dünyanın insan hakları söylemlerinin çöktüğüne dikkat çeken Sümbül, özellikle Gazze’de yaşananların görmezden gelinmesine tepki gösterdi: ‘Fosfor bombalarıyla yakılan çocuklar, açlıkla sınanan aileler birer sayı değildir. Onların hayalleri vardı. Hastaneleri bombalamak, mülteci kamplarını hedef almak savaş değil, apaçık katliamdır’ ifadelerini kullandı.
‘Boykot Bir Tercih Değil, Zorunluluktur’
Sümbül, zalimlere ve sessiz kalanlara seslendi; ‘Mazlumun sahibi Allah’tır. Zalimlerin yaptıklarından habersiz değildir. Mazlumun ahı bir gün zalimin tahtını yıkacaktır’ dedi. Ayrıca Bireysel mücadelenin önemine vurgu yapılarak boykot çağrısı yapıldı; ‘Bir kahve içmeyerek ne olur demeyin. O damlalar birleşip sel olur. Yerli ve milli markaları tercih edeceğiz. Boykot geçici bir tepki değil, imanımızın gereğidir’ diye konuştu.

