Erzurum'da hekimler, sağlık çalışanları ve vatandaşlar, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla düzenlenen Sessiz Yürüyüşün 141. haftasında yeniden bir araya geldiler. Yürüyüşün ardından açıklama yapan Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Ceviz, Gazze başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekerek, "Kimden kime gelirse gelsin her türlü zulmün karşısında olacağız." dedi.

141 HAFTADIR AYNI KARARLILIKLA MEYDANLARDALAR
Hekimler, sağlık çalışanları ve çok sayıda vatandaş, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto etmek ve dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekmek amacıyla sessiz yürüyüşte buluştu. Yürüyüşün ardından grup adına açıklamalarda bulunan Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Kardiyolojisi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Ceviz, sağlık çalışanları olarak insan hayatını korumanın en temel sorumlulukları olduğunu belirterek, vicdani sorumluluklarını yerine getirmek adına haftalardır meydanlarda olduklarını ifade etti.
"BİZİ BURAYA GETİREN VİCDANIMIZDIR"
Prof. Dr. Naci Ceviz, yürüyüşün herhangi bir siyasi amaç taşımadığını vurgulayarak, kendilerini meydanlara çıkaran en önemli etkenin mazlum coğrafyalarda yaşanan acılar olduğunu söyledi. Ceviz, "Bizleri buraya getiren ne siyasi bir ikbal ne de geçici bir hevestir. Gazze'nin yıkıntıları arasından yükselen çocuk çığlıkları, Doğu Türkistan'ın sessiz çilesi ve dünyanın dört bir yanında zulüm altında yaşam mücadelesi veren insanların feryatlarıdır." ifadelerini kullandı.
GAZZE'DEKİ SAĞLIK DRAMINA DİKKAT ÇEKTİ
Gazze'de yaşanan insani tabloya geniş yer veren Prof. Dr. Ceviz, sağlık sisteminin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Gazze'de hastanelerin bombalandığını, ameliyatların anestezi olmadan gerçekleştirildiğini ve kuvözlerdeki bebeklerin elektrik kesintileri nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Ceviz, sağlık çalışanlarının da görevlerini yaparken hayatlarını kaybettiklerini ifade etti. Sağlık çalışanlarının yaşatmak için yemin ettiğini hatırlatan Ceviz, savaşlarda sağlık kuruluşlarının hedef alınmasının insanlık adına büyük bir utanç olduğunu söyledi.

"ZULÜM SADECE GAZZE İLE SINIRLI DEĞİL"
Yalnızca Gazze'ye değil, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insan hakları ihlallerine de değinen Prof. Dr. Ceviz, Doğu Türkistan'da kimliklerin, inançların ve aile yapısının sistematik şekilde yok edilmeye çalışıldığını ifade etti. Suriye, Yemen, Arakan ve Afrika'nın çeşitli bölgelerinde de milyonlarca insanın savaş, açlık ve zulümle mücadele ettiğini belirten Ceviz, uluslararası toplumun bu tablo karşısındaki sessizliğini eleştirdi. "Susmak, zalimin kırbacına ses çıkarmamaktır. Susmak, akan kana ortak olmaktır." diyen Ceviz, insanlığın ortak vicdanının bu acılar karşısında sessiz kalmaması gerektiğini dile getirdi.
ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI YAPTI
Tüm dünyaya seslenen Prof. Dr. Naci Ceviz, uluslararası kuruluşları ve insan hakları savunucularını yaşanan katliamlar karşısında daha güçlü bir duruş sergilemeye davet etti. "Bu katliamları durdurun. Zulme karşı kör, sağır ve dilsiz kalmayı bırakın." çağrısında bulunan Ceviz, adaletin sağlanması ve sivillerin korunması için somut adımlar atılması gerektiğini belirtti. Açıklamasında Kur'an-ı Kerim'den İbrâhim Suresi'nin 42. ayetine ve Hz. Muhammed'in kötülüğe karşı mücadeleyi anlatan hadis-i şerifine de yer veren Ceviz, inananların zulüm karşısında sorumluluk taşıdığını ifade etti.
"HER TÜRLÜ ZULMÜN KARŞISINDA OLACAĞIZ"
Sessiz yürüyüşün sonunda birlik ve dayanışma mesajı veren Prof. Dr. Naci Ceviz, boykot çağrılarını sürdürdüklerini ve zulme karşı tepkilerini barışçıl yollarla göstermeye devam edeceklerini söyledi. "Bizler bugün elimizle düzeltmek için boykota katılıyor, dilimizle haykırıyor ve kalbimizle zalimlerin karşısında duruyoruz." diyen Ceviz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Unutmayacağız. Kimden kime gelirse gelsin her türlü zulmün karşısında olmaya devam edeceğiz."

