ERZURUM
Yayınlanma : 20 Kasım 2025 03:45
Düzenleme : 20 Kasım 2025 03:47

Yine zehir soluyoruz

Yine zehir soluyoruz

 

Havalar soğudu, ısınmada kullanan yakıt hava kirliliğini artırdı, şehirde son yıllarda oluşan düzensiz yapılaşma rüzgar kanallarını kapatınca zehirlenme kaçınılmaz oluyor.

 

KİRLİLİK KIŞIN BELİRLİ SAATLERDE PİK YAPIYOR

Geçtiğimiz günlerde Erzurum Valiliği her yıl belirli mevsimlerde tavan yapan hava kirliliği ile ilgili açıklama yaptı. Erzurum’da özellikle kış aylarında hava kirliliğinin arttığını havada en çok PM10’un, yani partikül maddenin olduğunu açıkladı. Açıklamada kirliliğe sebep olan maddeler açıklandı. Şehrin soğuk havasından ötürü sabah saatlerinde ve akşam belirli saatlerde kirliliğin tavan yapıldığı belirtildi. 

Erzurum Valiliği, kentte son beş yılın hava kalitesinde yaşanan değişimleri, kirliliğin nedenlerini ve çözüm önerilerini içeren kapsamlı değerlendirme raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, kentin atmosferik yapısını etkileyen tüm unsurlar detaylı şekilde ele alındı. Hava kirliliğinin beş ölçüm istasyonundan ölçüldüğünü belirten açıklamada; hava kirliliğini en çok artıran madde, PM10 denilen toz ve duman parçacıkları. Kışın yakılan kömür, sobalar, eski kalorifer kazanları ve artan araç kullanımı bu değerleri daha da yükseltiyor. Yazın ise güneş ışığının etkisiyle ozon seviyeleri artıyor. Hava kirliliği en çok sabah ve akşam saatlerinde artıyor. Çözüm önerileri de sunulan açıklamada kömür yakımına son verilmesi, doğalgaza tam geçiş, trafik düzenlemesi, halkın bilinçlendirmesi ve en alıcı nokta rüzgar koridorlarını kapatmama yer aldı.

 

CİDDİYE ALINMASINI UMUD EDİYORUZ

Şehrin havasındaki kirlilik maddelerinde; en çok Partikül madde bulunuyor. Gözle görülmeyen kömür, odun, soba dumanı, inşaat tozları, sanayi dumanı yani kurum maddesidir. Solunduğunda çok zararlıdır en başta Akciğerler için hastalık derecesindedir. Astım, bronşit, nefes darlığına sebep olur. Kalp damar hastalığı olanlar içinde çok tehlikedir. Sağlıklı bir yaşam sürmek için vücutta oksijenin fazla olması gerekirken, kentte epey bir ay ciddi oranda kirlilik solunuyor. En başta akciğer hastalıkları olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına sebep olan hava kirliliği sorunu Erzurumlu vatandaşı da endişelendiriyor. Vatandaş: “Nüfus oranında ciddi artış olmamasına rağmen, her yıl hava kirliliği insan kaynaklı kirlilik üzerinden ele alınıyor. Erzurum soğuk şehir, ısınmak için yakıt tabiki yakılacak. Devletin kurumlarının konuyla ilgili eylem planları oluşturması şart. Son yıllarda eski kışlar yaşanmamasına rağmen kirlilik daha da artıyor, eskiden ısınmak için sürekli kalorifer, soba yakılırdı. Şimdi hem ısınmak pahalıi hem de eski kışlar yok. Eskisi kadar havayı kirletmiyor insan. Ama hava kalitesi gün geçtikçe kötü hale geliyor. Demekki burada sorun insan kaynaklı değil, çözüm odaklı ele alınmalı.”

 

RÜZGAR TEMİZLER, YETERKİ ÖNÜNÜ KAPATMAYIN

Erzurum gibi yüksek rakımlı şehirlerde özellikle kış aylarında soğuk hava basıncı olur. Soğuk hava çöker, ılık hava ile karışmaz. Kirlikte bu yüzden alt katmanda soğuk hava içine hapsolur. Coğrafi, doğasal durumlardan kaynaklanan bu sorunun çözümü rüzgardır. Hava da akım vardır. Doğa sadece kirletmez aynı zamanda temizler. Ancak  hava akımının önünü kapalı olduğunda hava kirliliği ile kalır. Erzurum’da rüzgar koridorları son yıllarda yapılan iç içe ve yüksek katlı binalar yüzünden kapandı ve şehirleşme, betonlaşma adına her yıl daha da düzensiz, insan sağlığını ve konforunu ele almaktan yoksun bir şekilde çarpıklaşarak devam ediyor. İnsan sağlığı bu noktada hiçe sayılıyor. Eskiden insan faktörü ele alındığı zaman belediyeler arsa istimlak eder, insan yararına kullanırlardı. Şimdi kendilerine ait küçük arsaları dahi satıyorlar. O arsalara evler yapılıyor. Arsayı alıp evi satan müteahhitten başka kimse kârlı değil burada. Halbuki bu çevrede bu coğrafyada yaşıyorsak geleceğimizi de düşünmek zorundayız. Rüzgar koridorlarının önünün kapanması bu çarpık yapılaşmanın sonucunda zehir soluyarak sağlığımızdan oluyoruz.

Hava kirliliğinde bir diğer etken de tabiki insan faktörü, şehirde nüfusa oranla aşırı derecede araç var. Trafiğin yoğun olduğu saatler ile ısınmak için kullanılan tüm yakıtların aynı zamanda doğaya salınması ile kirlilikte tavan yapıyor. Hava kirliliği tamda bu noktada gözle görülür, solunduğunda aşırı derecede rahatsızlık yaratıyor. Halen daha soba yakılan bölgeler var. Bazı işyerleri özellikle kahvehaneler, belirli saatlerde ortamı ısıtmak için soba yakıyorlar