GÜNCEL
Yayınlanma : 10 Aralık 2020 16:23
Düzenleme : 10 Aralık 2020 16:23

MANEVİ ZARAR

MANEVİ ZARAR

Erzurum beyaz gelinliğini giyindi. Bazı sektörler yaz aylarından, bazı sektörlerde kış aylarından fayda gördüklerini dile getirdiler. Çoğu esnaf yaz mevsiminin gelmesinden daha memnun kalıyor. Fakat 2020 yılında yaşanan felaketlerden dolayı hem vatandaşlar hemde esnaf maddiyattan ziyade manevi zararlar gördüler. 
KAR İLE GELEN UMUT
Yaz ayını kısıtlamalarla geçiren esnafın son umudu kış ayları oldu. Özellikle yaz mevsiminde satışların düşük olmasından şikâyetçi olan esnaf kış mevsimini daha kazançlı çıkarmayı umut ediyor. Fakat yaz aylarının başında patlak veren korona virüs salgını vatandaşı ekonomik yönden perişan etti. Gelen kısıtlamalarla birlikte yaz aylarında beklenen satışları yapamayan esnaf tüm umutlarını kış mevsimine bağladı.

SICAK PARA YOK
Vatandaşın cebinde sıcak para yok diyen esnaf, “Şu anda işler pekte iyi değil. Bilindiği gibi bir pandemi süreci var. Ekonomik sıkıntılar bitmek bilmiyor. Vatandaşın cebinde para yok. Ekonomik olarak zor günler geçiyoruz. Fakat kış mevsimi için umutlandık. Yaz aylarında kazancımız oluyor. Çeşitlilik olduğu için ama kış öyle değil ve belli başlı elbiselerin satışını yapabiliyoruz.” dedi.

KALİTE ŞART
İşlerin kötü olmasındaki en büyük sebeplerden biri ise kalitesiz ve ucuz ürünlerin piyasalarda bulunmasından kaynaklandığını belirten esnaf, “Özellikle yaz ayların işlerimizi baltalayan en büyük problemlerden biriside karaborsadır. Piyasada ayağa uygun kışlık ayakkabı ideal 100 ile 150 TL’ den başlayan fiyatlarla satılıyor. Fakat ara sokaklarda kurulan tezgahlarda bu ürünü 20 ile 30 TL’ye bile bulabilirsiniz. Görünüşte hemen hemen buradaki ile aynı ama kullandıkça fark ortaya çıkıyor. İlk önce bu ürünler genellikle dayanıksız oluyor. Kısa sürede miadını doldurarak kullanıcısında ekstra masraflar çıkarıyor. Ancak en büyük problem sağlıkta ortaya çıkıyor.” diye konuştu.

DİKKAT EDİLMESİ 
GEREKEN HUSUSLAR
Kışlık ayakkabı alımlarında sağlığınızı düşüne alım yapılması gerektiğini belirten esnaf, “Ayaklarımız bastığımız birçok zemine, giydiğimiz birçok ayakkabıya adapte olmaya çalışan, hayat boyu vücudumuzu taşıyıp aynı zamanda yürümemizi ve koşmamızı sağlayan iki ağır işçi gibidir. Bu sebeple uygun ayakkabıların bazı özellikleri olmalıdır. Ayağınızı dış etkenlerden koruyor mu, ayak hareketlerine izin verecek kadar esnek mi? Bunu sağlayan en uygun malzeme gerçek deridir. Sentetik maddelerden yapılmış ayakkabılar tercih etmeyin, eğer sentetik ise de hava geçirgen olması tercihiniz olmalıdır. Topuk yüksekliğiniz uygun mu? Bu gibi özelliklere dikkat edilirse hem ekonomik durumunuz için hem de hayatı daha dinç yaşamanızı için oldukça iyi olur.” Diyerek sözlerini tamamladı. HÜSEYİN ATALAY