Erzurum’da kış mevsimi ile birlikte soğuyan havalar ve ardından arada bir etkisini arttıran sıcak havalar dengeleri altüst edebiliyor. Tedbirsiz davranılması halinde hastalık kaçınılmaz hale geliyor.
Kış hastalıkları denilince akla ilk olarak bu mevsimde iklimsel, sosyal ve fiziksel değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkan veya sıklığı artan hastalıklar geliyor. Özellikle soğukların artması ve ani hava değişimlerin merkez noktasını aldığı üst solunum yolu başta olmak üzere oluşan hastalıkların günleri tamiri yerindeyse zehir edebiliyor.
GÜNEŞ İYİ AMA…
‘Kış güneşine aldanmayın’ diyen uzmanlar, kış aylarında havanın soğuması, hava kirliliğinin artması, toplu ve sıkışık ortamlarda yaşanılması ve özellikle çocukların maruz kaldığı soğuk algınlığının sürekli bulaşması sonucunda hastalıkların oranı arttığına dikkat çekiyorlar. Bu gibi durumlarla artan hastalıklara karşılık erkenden alınacak tedbirlerin önemine vurgu yapılıyor.
İŞTE SEBEPLERİ
Vücuda etki eden değişiklikler sonucu enfeksiyon ve alerjik reaksiyonlara eğilim artmakta olduğunu söyleyen uzmanlar, metabolizma kötü yönde etkilenip, mikroplar kolayca vücuda girdiğini belirtiyorlar. Vücut direncini kıran bu değişiklikler sıralayan uzmanlar, sıcak havalara göre fiziksel stresin daha fazla görülmesi, soğuğa bağlı olarak cildin kuruması, burun ve ağız içini döşeyen mukoza dokularının kuruması, koruyucu mekanizmaların iyi çalışamaması, beslenmede daha ağır ve sağlıksız besinlere yönelim, hareketsizliğin artması bilgisini verdiler.
YAYILMALARA DİKKAT!
Sebepleri ve belirtileri itibari ile birbirine benzeyen, farklı özelliklere sahip olan kış hastalıklarının her birinin tedavisi farklı olup, önlem alınmadığı takdirde bu hastalıklardan bazıları ölümcül olabileceğini belirten uzmanlar, “Soğuk algınlığı, farklı virüslerin neden olduğu; burun ve boğazda yerleşen hafif bir enfeksiyondur. Genellikle 1 haftayı bulan hastalığın süresi; çocuklarda, yaşlılarda ve başka rahatsızlığı olan kişilerde uzayabilir. Doktorlara başvuru nedenleri arasında ilk sırada yer alan soğuk algınlığı; erişkinlerde en sık eylül-mayıs ayları arasında ve yılda 2 ila 4 kez görülebilmektedir. Küçük çocuklarda görülme oranı ise yılda 6 ilâ 8 arasında olabilmektedir. Bulaşıcı olan hastalık, virüsü içeren damlacıkların teması yoluyla yayılmaktadır.” diyorlar.
BELİRTİ VE TEDAVİLER
Hastalığın belirtisi ve tedavileri hakkında konuşan uzmanlar, “Hastalığın belirtileri burun akıntısı, hapşırık, tat ve koku alma duyularında azalma, boğazda gıcık hissi, öksürük, bebeklerde ve çocuklarda sıklıkla ateş, sigara kullananlarda yakınmalar. Yakınmalara yönelik olarak planlanan hastalığın virüslere yok edici ilaç tedavisi yoktur. Antibiyotikler, soğuk algınlığına eklenen bakteriyel enfeksiyonların varlığında kullanılmaktadır. Tedavi sürecinde; kafein içeren kahve, çay veya kolalı içecekler ile alkol kullanımından kaçınılmalıdır. Çünkü kafein ve alkol istenilenin aksine, susuzluk yaratacaktır. Eğer sigara kullanılıyorsa, bırakılmalı ve sigara kullanılan ortamlardan uzak durulmalıdır. Yatak istirahati, hastalık süresinin kısaltılmasında etkili olmaktadır.” dediler.

