Genel
Yayınlanma : 15 Haziran 2020 02:58

Gıdanı, sofranı koru!

Gıdanı, sofranı koru!
Türkiye’nin genelinde olduğu gibi Erzurum’da da maalesef çöpler israf edilenlerle dolup taşıyor. Ekmeğin, yemeğin, meyvenin, sebzenin fazlası genelde çöplere atılıyor. Daha önceden ekmek israfını birçok gez dile getirmiş ve buna dur denilmesini gerektiğin

Türkiye’nin genelinde olduğu gibi Erzurum’da da maalesef çöpler israf edilenlerle dolup taşıyor. Ekmeğin, yemeğin, meyvenin, sebzenin fazlası genelde çöplere atılıyor.

Daha önceden ekmek israfını birçok gez dile getirmiş ve buna dur denilmesini gerektiğini vurgulamıştı. Fakat meselenin sadece ekmek olmadığını fark ettik. Erzurum’un çöplerine dikkat edince durumun daha fena olduğu fark ettik. Çöpler maalesef gıdalarla dolup taşıyor. Sürekli olarak israf ediyoruz.

FAZLASI ZARAR

Ekmek, sebze, meyve, yemek gibi ürünü fazla fazla alınıp çürümeye, yenmez hale gelince de çöpe atıyoruz. Özellikle bu Corona Virüs sürecinde bu oranda artış olduğu da gözlemlendi. İnsanların fazla fazla aldığı ürünler tüketilemeyince evde çürümeye, kokmaya başladı. Artık tüketilemez hale gelince de çöplere doldurduk.

RAKAMLAR ÜLKE EKONOMİLERİNİ ZORLUYOR

Konu ile ilgili olarak yapılan araştırmalarda ise, dünya genelinde tarımsal kayıplar dahil çöpe giden ve israf olan gıda miktarı yıllık 1,3 milyar ton. Bunun parasal değeri ise 1 trilyon dolar olarak gösteriliyor. Çöplüklere atılan yiyeceklerin dünyada açlıktan ölen insanların 15 katını besleyebilir. Türkiye’de ise 1 yıl içinde 1,7 milyar adet ekmek çöpe atılırken, 214 milyar liralık gıda israfı yapılıyor.

PROJELER YETERSİZ KALIYOR

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, binlerce insan ihtiyacından fazla ürünü evlerinin bir köşesinde kaderine terk ediyor. Dünya genelinde meydana gelen gıda kayıp ve israfın yalnızca 4’te 1’ini önleyebilirse bu miktar dünyada 830 milyon açlık çeken insanın beslenmesine yetecek. Sürdürülebilirliği hem yerelde hem de globalde iş dünyasının ana eksenine koyan İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB), ”Gıda İsrafına Son Ver” sloganıyla yola çıktığı ‘Gıda İsrafını Engelleme Projesi’ ile perakende sektörünün yanı sıra lokanta, kafe, restoran, hastane gibi toplu tüketim yerlerinde de gıda israfına yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapıyor. Ancak bu çalışma yetersiz kalıyor. Yine yeni başlatılan ve Sofranı Koru, Gıdanı Koru sloganlarıyla başlatılan başka bir projede yer aldı.

BÜYÜK SORUN

Alanında uzman bir kişi yapılan görüşmede, “’Gıdaları, kaynakları ve ekonomiyi israf etmemek için alışveriş, pişirme yöntemlerini değiştirerek, geri dönüşüm bilinci kazanarak israfı önleyebilmek mümkün. Sürdürülebilir gıda için israfı önlemeliyiz. Tarladan sofraya gelinceye kadar büyük kayıp var. Çeşitli kurumlardaki istatistiki bilgileri bir araya getirip değerlendirerek öncelikle israfın tam boyutunu ortaya çıkarılmalı. Küresel bir sorun olan koronavirüs pandemisi ile insanların evde kalmaları, gıda israfının arttıran bir durum. Türkiye’de resmi makamlar gıda krizi riski yaşanmayacağını, salgının tarım ve gıdada olumsuz etkilerini azaltmaya yönelik gerekli tedbirlerin alındığını söyledi ama insanlar bu psikolojiden çıkamadı. Sokağa çıkma yasağı ve Ramazan dolayısıyla insanların gıda tüketimi arttı.” bilgisi alındı.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.