Erzurum’da sağlık çalışanları, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla başlattıkları sessiz yürüyüşlerini 120’nci haftada da sürdürdü. Yürüyüşün ardından yapılan açıklamada, boykotun toplumsal ve ekonomik etkilerine dikkat çekilerek dayanışma ve bilinç vurgusu yapıldı.
Sessiz yürüyüş devam ediyor
Erzurum’da sağlık çalışanları, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla düzenledikleri sessiz yürüyüşlerine kararlılıkla devam ediyor. Kent merkezinde bir araya gelen sağlıkçılar, ellerinde pankartlarla sessiz şekilde yürüyerek İsrail’in saldırılarına tepki gösterdi. Her hafta düzenli olarak gerçekleştirilen yürüyüş, bu hafta 120. kez yapıldı. Yürüyüş boyunca herhangi bir slogan atılmadan gerçekleştirilen etkinlikte, sessizliğin bir tepki ve farkındalık dili olduğu vurgulandı. Katılımcılar, Gazze’de yaşananlara karşı toplumsal duyarlılığın canlı tutulması gerektiğini ifade etti.
‘Aynı bilinçle bir aradayız’
Yürüyüşün ardından grup adına açıklama yapan Stajyer Doktor Atilla Yusuf Demir, bu buluşmaların sadece bir protesto değil, aynı zamanda bir bilinç ve dayanışma hareketi olduğunu söyledi. Demir, şu ifadeleri kullandı: ‘Bugün burada, milletimizin ve bilhassa ümmetin birliğini, dirliğini ve kardeşliğini muhafaza etme gayesiyle 120’nci kez bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu meydanda toplanan insanların ve dünyanın dört bir yanında aynı bilinçle fedakârlık gösterenlerin ortaya koyduğu iradenin küçümsenmeyecek sonuçlar doğurduğunu görüyoruz’
Boykot bilinci giderek yaygınlaşıyor
Açıklamada, özellikle son yıllarda İsrail’e yönelik ekonomik boykot çağrılarının toplumda daha geniş karşılık bulduğuna dikkat çekildi. İnternet arama trendlerinin, Filistin’de yaşanan saldırıların ardından “İsrail malları” aramalarında ciddi artışlar yaşandığını ortaya koyduğu belirtildi. Özellikle 7 Ekim 2023 sonrası dönemde arama oranlarının önceki yıllardaki zirvelerin iki katını aşması, ekonomik boykotun bir toplumsal refleks haline geldiğini gösteren önemli bir veri olarak değerlendirildi.
Kurumsal ve toplumsal tepkiler dikkat çekti
Açıklamada, bireysel boykotların yanı sıra kurumsal ve yerel yönetim düzeyinde de çeşitli adımlar atıldığı ifade edildi. Bazı belediyelerin İsrail ile ticari ilişkisi bulunan firmalarla sözleşmelerini sonlandırdığı, sivil toplum kuruluşlarının boykot listeleri yayımladığı ve yerli alternatif ürünlerin teşvik edildiği belirtildi. Türkiye’nin İsrail ile ticari ilişkileri sonlandırma kararında da toplumun ekonomik tepkisinin etkili olduğu ifade edildi.
Boykotun ekonomik sonuçları gündeme geldi
Boykot çağrılarının ekonomik etkilerine ilişkin verilerin de paylaşıldığı açıklamada, bazı uluslararası şirketlerin satış ve gelirlerinde düşüş yaşandığı aktarıldı. Tüketici davranışlarının şirketlerin finansal performansını doğrudan etkileyebildiğine dikkat çekilerek, bu durumun ekonomik tepkinin somut sonuçlar doğurabildiğini gösterdiği belirtildi. Ayrıca firmaların boykotların etkisini azaltmak amacıyla yerelleşme, sosyal sorumluluk projeleri ve yerel istihdam vurgusu gibi stratejiler geliştirdiği ifade edildi.
‘Mesele yalnızca ekonomi değil, bilinç meselesidir’
Demir, boykotun sadece ekonomik bir araç olmadığını, aynı zamanda bir duruş ve bilinç meselesi olduğunu vurguladı. Açıklamada, bu sürecin toplumsal aidiyet, değerler ve dayanışma açısından önemli bir sınav olduğu ifade edildi. Tarih boyunca bu toprakların mücadele ve dayanışma geleneğini taşıdığına dikkat çekilerek, hakikatin ve adalet arayışının her zaman varlığını koruduğu belirtildi.
Gazze için dayanışma çağrısı yinelendi
Açıklamanın sonunda, Gazze halkının direnişine ve kararlılığına dikkat çekilerek, dayanışmanın sürdürülmesi gerektiği vurgulandı. Sessiz yürüyüşlerin, vicdani bir sorumluluğun ifadesi olduğu belirtilerek, bu etkinliklerin farkındalık oluşturma açısından önem taşıdığı ifade edildi. Sağlık çalışanları, Gazze’de yaşanan insani krize dikkat çekmek ve toplumsal duyarlılığı canlı tutmak amacıyla sessiz yürüyüşlerine önümüzdeki haftalarda da devam edeceklerini bildirdi.

