Genel
Yayınlanma : 26 Ağustos 2019 14:04

Erzurumlu Kara Fatma anlatıldı

Erzurumlu Kara Fatma anlatıldı
Erzurumlu Üsteğmen Kara Fatma’nın destanlaşan hayat hikâyesi Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, araştırmacı yazar Mehmet Dağıstanlı tarafından anlatıldı. Milli Mücadele’yi araştıran, bu toprakların vatan olmasında emekleri geçen, kanlarını döken, şehit olan,

Erzurumlu Üsteğmen Kara Fatma’nın destanlaşan hayat hikâyesi Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, araştırmacı yazar Mehmet Dağıstanlı tarafından anlatıldı.

Milli Mücadele’yi araştıran, bu toprakların vatan olmasında emekleri geçen, kanlarını döken, şehit olan, gazi olan vatanseverlerin hayatlarını romanlaştıran araştırmacı yazar Mehmet Dağıstanlı, Ayvalık Belediyesi’nin katkılarıyla Badavut’ta konferans verdi. Dağıstanlı; Kocaeli, Bursa, Balıkesir, İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunda milisleriyle görev alan, fakat sonradan adı unutulanlar listesine geçen Erzurumlu Üsteğmen Kara Fatma’yı hatırlattı.

UNUTULUYORLAR

Yoğun katılım sağlanan konferansa, Bursa’nın eski valilerinden Orhan Taşanlar, Ayvalık’ta tiyatro dersleri veren, oyuncu, yönetmen Yıldırım Yılmazer, şair Güven Kırma, eğitimciler, iş insanları, tatil yapmaya gelenler ve Badavut sakinleri katıldı. Konferansta Milli Mücadeleye katılan günümüzde isimleri unutulmaya yüz tutan Halime Çavuş, Ayşe Çavuş, Kılavuz Hatice, Gördesli Makbule, Çete Ayşe, Emir Ayşe Efe, Çalırcalı Mehmet Efe, Yörük Ali Efe, Demirci Mehmet Efe, Seyit Onbaşı tek tek konu olarak yer aldı.

BÜYÜK KAHRAMAN

Asıl ismi Fatma Seher olan yiğit Erzurumlu kahramanın eşi Yüzbaşı Ezdeşin Bey’in Sarıkamış’ta şehit olduğunu anlatan Mehmet Dağıstanlı, “İstanbul İngilizler tarafından işgal edilince, o günün zor şartlarında Sivas’a gider. Mustafa Kemal Paşa Sivas’tadır ve kongre hazırlığı yapmaktadır. Fatma Seher, Paşa ile görüşür ve görev ister. Paşa, Fatma Seher’in bu korkusuz, cesur, gözü kara oluşundan dolayı ona ‘Kara Fatma’ diye hitap eder ve bir pusula yazarak İstanbul’a gönderir. Kara Fatma oğlu Seyfettin, 12 yaşlarındaki evlatlığı Fatma; kardeşleri Mehmet Çavuş, Deli Sülo; arkadaşları Laz Tahsin, Topkapılı Pire Mehmet, Zeynep, Ayşe isimli milisleriyle 480 kişiyi bulan müfrezesini kurar ve bölgede sivil halka kan kusturan Rum ve Ermeni çetelerle çatışmaya girer.” diye konuştu.

İŞTE ERZURUMLU KAHRAMAN

Kara Fatma’nın Anadolu’ya silah sevkiyatı yaptığını, yakalandığını, 19 gün esir kaldığını, işkence gördüğünü, ama konuşmadığını, öldü diye bırakıldığını anlatan Dağıstanlı, “Ancak Kara Fatma, daha sonra intikamını almıştır. 25 Yunan subayını esir almış, ikinci esaretinde Yunan Generali Trikopis ile karşılaşmış, ününün bütün Anadolu’da ve Yunan askerleri arasında duyulmuştur. Evlatlığı Fatma’nın parmaklarını şarapnelin parçalamış, kendisi de göğsünden ve vücudunun her yerinden yara almıştır.” dedi.

MADALYASI GÖĞSÜNDE MAAŞI KIZILAY’DA

Cumhuriyet kurulduktan sonra köşesine çekilen Kara Fatma’nın, kendisine layık görülen İstiklal madalyasını alıp göğsüne taktığını, ancak yaptığı hizmetlerden dolayı bağlanan emekli maaşını, ‘Ben, bütün mücadeleleri vatanım ve milletim için yaptım, bir beklentim yok’ diyerek maaşı Kızılay’a bağışladığını kaydeden Mehmet Dağıstanlı, “Hayatının son günleri yalnızlık, yoksulluk içinde geçen Üsteğmen Kara Fatma, bir ara Beyoğlu’nda Rus manastırı denilen yerde kalır. 1954 yılında TBMM kendisine emekli maaşı bağlar. Hastadır, hastalığı artar. Darulaceze’ye kaldırılır. 1955 yılı Temmuz ayında rahmetli olur.” şeklinde bilgi verdi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.