GÜNCEL
Yayınlanma : 23 Şubat 2026 16:46
Düzenleme : 23 Şubat 2026 16:46

Erzurum’un vicdan nöbeti 119 haftadır sürüyor

Erzurum’un vicdan nöbeti 119 haftadır sürüyor

Yakutiye Kent Meydanı’nda Gazze ve Doğu Türkistan için düzenlenen sessiz yürüyüş 119. haftasında da devam etti. Hekim ve sağlık çalışanlarının yanı sıra çok sayıda vatandaşın katıldığı programda, zulme karşı kararlılık mesajı verildi. Grup adına Atatürk Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencisi Ahmet Talha Yer açıklamalarda bulundu.

119 Haftadır aynı duruş

Erzurum’da 119 haftadır aralıksız sürdürülen sessiz yürüyüşte katılımcılar bir kez daha Yakutiye Kent Meydanı’nda buluştu. ‘Ayaklarımız yorulmadı, sesimiz kısılmadı, irademiz zayıflamadı’ mesajının öne çıktığı açıklamada, Gazze’de yaşananların unutulmayacağı ve unutturulmayacağı vurgulandı. Eylemin bir protestodan öte, vicdani bir duruş olduğuna dikkat çekilerek, sessizliğin bir suskunluk değil; zulme karşı dayanışmanın ifadesi olduğu belirtildi.

‘Kudüs bir sınav kâğıdıdır’

Açıklamada, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Cahit Zarifoğlu’nun ‘Kudüs bir sınav kâğıdı, her mümin kulun önünde’ sözlerine yer verilerek, 119 haftadır bu sınavın direniş ve sadakatle verildiği ifade edildi. Ayrıca Fransız yazar Jean Genet’nin ‘Şatila’da Dört Saat’ eserine atıfta bulunularak, Filistin’de yaşanan acıların yıllardır değişmediği, yalnızca yöntemlerin farklılaştığı dile getirildi. Filistinli şair Mahmud Derviş ve yazar Gassan Kanafani’nin sözleriyle de direnişin edebi ve vicdani boyutuna dikkat çekildi.

‘Modern zaman masalı’ eleştirisi

Basın açıklamasında İsrail’in yerleşim politikalarına yönelik sert ifadeler kullanıldı. Yıllardır uygulanan stratejinin ‘trajikomik’ olarak nitelendirildiği açıklamada, önce bombardımanla evlerin yıkıldığı, ardından hayatta kalanların zorla göçe mecbur bırakıldığı ve sonrasında boşaltılan alanlara yerleşildiği savunuldu. Bu yaklaşımın yalnızca bir toprak meselesi değil, aynı zamanda insanlık onurunu hedef alan bir zihniyet olduğu kaydedildi.

‘Ahlaki çöküş derinleşiyor’

Açıklamada, bölgede yaşananların yalnızca askeri değil, ahlaki bir çöküşü de beraberinde getirdiği ifade edildi. Küresel güçlerin politikalarının eleştirildiği metinde, yaşanan trajedilerin insan hakları ve hukuk açısından kabul edilemez olduğu vurgulandı. Katılımcılar, Filistin’de hayatını kaybeden sivillerin ve çocukların unutulmayacağını belirterek uluslararası kamuoyuna çağrıda bulundu.

‘Bu topraklarda yaşanmaya değer şeyler var’

Mahmud Derviş’in ‘Bu topraklarda yaşanmaya değer bir şeyler var’ dizelerine atıf yapılan açıklamada, hüznün direnişin yakıtı olduğu ifade edildi. Kudüs’ün özgürlüğüne kavuşacağı güne kadar mücadelenin süreceği dile getirildi. ‘Zulüm normalleştirilmeye çalışılsa da bizler bunu kanıksamayacağız’ mesajı verilen konuşmada, sabır ve kararlılık vurgusu öne çıktı.

‘Bir duruşu olmalı insanın’

Programda yeniden Cahit Zarifoğlu’nun ‘Bir duruşu olmalı insanın’ sözleri hatırlatılarak, yürüyüşün sadece bir etkinlik değil; uzun soluklu bir sadakat ve haysiyet nöbeti olduğu belirtildi. Kudüs özgür olana dek mücadeleye devam edileceği ifade edilirken, ‘Şahit ol ya Rab! Bizler vazgeçmeyenlerdeniz ve vazgeçmeyeceğiz’ sözleriyle açıklama sonlandırıldı.