Erzurum’da hekimler, sağlık çalışanları ve vatandaşlar, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla Yakutiye Kent Meydanında bir araya geldi. Dondurucu soğuğa rağmen 112. haftada da sürdürülen sessiz yürüyüşte, Filistin başta olmak üzere tüm mazlum coğrafyalar için güçlü mesajlar verildi.
Dondurucu soğuk, sönmeyen vicdan
Erzurum’da insanlık dramına dikkat çekmek isteyen hekimler, sağlık çalışanları ve çok sayıda vatandaş, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek için Yakutiye Kent Meydanında toplandı. Hava sıcaklığının eksi derecelere düşmesine rağmen alandan ayrılmayan grup, 112 haftadır aralıksız sürdürülen sessiz yürüyüş geleneğini bu hafta da devam ettirdi. Katılımcılar, sessizliğin en güçlü çığlık olduğuna dikkat çekerek yürüyüş boyunca yalnızca pankartlarla mesaj verdi.
‘Bu sadece Filistin’in değil, ümmetin meselesi’
Sessiz yürüyüşün ardından grup adına basın açıklamasını Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Hakan Sümbül yaptı. Sümbül, bugün Filistin için yürüdüklerini ancak yaşananların sadece bir coğrafyaya ait olmadığını vurgulayarak, ‘Bu yürüyüş bir ümmetin yürüyüşüdür. Doğu Türkistan’da susturulan çığlıklar, Arakan’da yakılan köyler, Suriye’de, Yemen’de ve Filistin’de dökülen kan aynı acının farklı coğrafyalardaki adıdır’ ifadelerini kullandı.
Gazze’de hayat durma noktasında
Gazze’de yaşanan insani krizin her geçen gün derinleştiğini belirten Sümbül, milyonlarca insanın hayatta kalma mücadelesi verdiğini söyledi. Evlerin büyük bölümünün yıkıldığını, temiz suya erişimin neredeyse imkânsız hâle geldiğini dile getiren Sümbül, ‘Hastaneler ilaçsız, çocuklar aç, anneler çaresiz. Bombalar altında büyüyen çocuklar, dünyanın sessizliğine mahkûm edilmiş durumda. Bir çocuğun gün boyu tek öğünü ekmek kırıntısıysa, bir annenin evladını hastaneye götürmeye korktuğu bir yerde yaşıyorsak, bu tabloyu görmezden gelemeyiz’ dedi.
‘Biz susarsak kim konuşacak?’
Konuşmasında toplumsal duyarlılığın önemine dikkat çeken Sümbül, ‘Biz hâlâ ‘Benim elimden ne gelir?’ demeye devam edebilir miyiz? Biz susarsak kim konuşacak? Biz alışırsak, zulüm bitecek mi?” sözleriyle vicdanlara seslendi. Filistin’de yalnızca insanların değil; hayvanların, bitkilerin, eğitimin ve sağlığın da yok edildiğini belirten Sümbül, ‘İnsan onuru öldürülmek istendi ama Gazzeliler onurları ve şerefleriyle ayakta kalmayı başardı’ diye konuştu.
Boykot çağrısı: ‘zulme paramızla ortak olmayacağız’
Zulmün bir gecede yaşanmadığını, aylarca ve yıllarca sürdüğünü vurgulayan Sümbül, Kur’an-ı Kerim’de yer alan ‘Müminler ancak kardeştir’ ayetini hatırlattı. ‘Ne yapabiliriz?’ sorusuna da yanıt veren Sümbül, unutmamak, normalleştirmemek ve boykot etmek gerektiğini söyledi. ‘Boykot bir tercih değil, bir duruştur. Zulmü finanse eden markalara paramızı vermeyerek bu düzenin parçası olmadığımızı ilan ediyoruz. Boykot, vazgeçmek değil; yön değiştirmektir’ ifadelerini kullandı. Açıklamanın sonunda ise, ‘Zulmü kanıksamayacağız, unutmayacağız, normalleştirmeyeceğiz. Kimden gelirse gelsin her zaman zulme karşı olacağız’ mesajını yineledi.

