Son yıllarda alanında ciddi yatırımlar alan arıcılık sektöründe bu yıl bereketli bir yıl olarak değerlendirildi. Yıllardır arıcılık yapan Yavuz Erişmiş, gazetemize yaptığı açıklamalarda “Arıcılıkta bu yıl farklı bir yıldı. Hem oğul hem de bal da ciddi bereket vardı. Arıcılık çok emek isteyen ve bilgi birikimi gerektiren bir iş, arkadaşlarımız iki yüzlü koloniler üzerinde, şehirlerin dışında, yüksek rakımlarda ve dağlarda arıcılık yapmaktadırlar. Kovan maliyetleri, girdi maliyetleri artmış olsa da bu yıl mevsimin iyi olması dolayısıyla ciddi bal verimi oldu.” dedi.
ARICILIK VEFA İSTİYOR
Arıcılığın vefa isteyen bir iş olduğunu belirten Erişmiş, “Kazancı helal, kendisi bereketli bir yatırım. Bu işi ciddi anlamda geçim temini için yapanı da var hobi için yapan da var. Devletin de bu işe ciddi katkısı var. Kovan, şeker, karavan gibi ciddi destekleri oluyor devletin. Bunlar dönemsel olarak takip edilebilir, bu desteklerden yararlanabilir ancak bu iş, devlet destek veriyor diye girilebilecek bir iş değil. Bu bir sevgi meselesi, arı çok temiz çok akıllı bir hayvan. Tabi döngüyü bozmamak kaydıyla bilinçli hareket edildiğinde gerekse bölme yöntemiyle mevcutu ikiye katlayabilir aynı zamanda ciddi bal alınabilir.” dedi.
ERİŞMİŞ: BALIMIZ ŞEKERSİZ, KUZUMUZ YAĞSIZ, YİYENLERE AFİYET VE ŞİFA OLSUN”
“Havaların iyi gitmesi, çiçeğin bol olması, mevsimin iyi olması arıcılıkta patlama meydana getirdi” diyen Erişmiş, şunları söyledi: “Biz Palandöken havzasında ve Nenehatun koridorunda arıcılık yapmaktayız. Florası çok güzel, bal tadı ve kıvamı çok orijinal olan bir bölgedeyiz. Bu işi seve seve yapıyoruz ve ülke rekoltesine ciddi katkıda bulunuyoruz. Arımıza şeker yedirmiyoruz, insanımıza orijinal bal yapmaya çalışıyoruz. Bu yıl çok bereketliydi öyleki bir kovandan 60 kilo bal alınacağını söyleyen dostlarımız oldu. Ortaya kuzu koyarak itiraz ettik ama kaybeden biz olduk. Aramızda bir kuzu gitti ama çok bal geldi esprisini yapıyoruz. Allah bereket versin, balımız da kuzumuz da yiyenlere şifa olsun. Sektörün biraz dağınık ve başıboş olması aslında en büyük sorunumuz. Bu nedenle bir takım sıkıntılar olsa da arıcılık iyi bir meşguliyet iyi bir gelir kaynağı olarak herkes tavsiye ve teklif edilebilir.”
SÜMBÜL: ERZURUM ÇİÇEK BALININ KIYMETİ BİLİNMELİDİR
Palandöken eteklerinde arıcılık yapanlardan Ömer Faruk Sümbül ise mevsim değerlendirmesinde Erzurum Ovası’na dikkat çekerek, “Bizim ovamızın balı ile yakın bölgelerin balı arasında ciddi bir tat farkı oluyor. Erzurum Çiçek Balı’nın bu anlamda çok değerli olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Anzer balının her ne kadar adı daha fazla duyulmuşsa da Erzurum Çiçek Balı da ondan aşağı değildir. Biz mesleğimiz gereği uğradığımız arılıklarda balın tadına bakıyoruz. Şu ana kadar bizim ovada yediğim balı hiçbir yerde yemedim diyebilirim. Gelecek yılın da bereketli olması en büyük temennimizdir.” değerlendirmesinde bulundu.

