Erzurum ve benzeri iklime sahip şehirler için doğalgazda bölgesel fiyatlandırma talebi her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriliyor
SOĞUK ŞEHİRLER AYRICALIK BEKLİYOR
Türkiye’nin en soğuk şehirleri arasında yer alan Erzurum ve Doğu Anadolu Bölgesi, sert kış koşulları nedeniyle her yıl uzun süreli ve yoğun ısınma ihtiyacıyla karşı karşıya kalıyor. Coğrafi şartlar ve ağır iklim koşulları, bölgenin sanayileşmesini de olumsuz etkilerken, iş sahalarının sınırlı olması göçü beraberinde getiriyor. Tüm bu etkenler, halkın sosyo-ekonomik durumunu zorlaştırırken artan doğalgaz faturaları ise vatandaş için ayrı bir yük haline geliyor.
Kış aylarında hava sıcaklıklarının eksi 30 derecelere kadar düştüğü Erzurum’da, ısınma süresi Türkiye ortalamasının çok üzerinde seyrediyor. Batı illerinde 2-3 ay kullanılan doğalgaz, bölgede 6-7 ay boyunca aktif olarak tüketiliyor. Bu durum, gelir düzeyi Türkiye ortalamasının altında olan birçok aile için ciddi ekonomik sıkıntılara yol açıyor.
İklim şartlarının enerji politikalarında dikkate alınması gerektiği vurgulanarak, bölgesel tarife uygulamasına geçilmesi gerektiği ifade ediliyor ve soğuk iklime sahip iller için kademeli indirim, devlet destekli sübvansiyon veya özel tarife sistemi bekleniyor. Bölge halkı yetkililerden seslerine kulak verilmesini bekliyor. Doğu Anadolu’nun sert kış şartlarında yaşam mücadelesi veren vatandaşlar, doğalgaz giderlerinin hafifletilmesinin hem aile bütçelerine nefes aldıracağını hem de göçün önlenmesine katkı sağlayacağını dile getiriyor.
“SESİMİZ HİÇ BİR ZAMAN DUYULMUYOR”
Vatandaşlar, bölgesel iklim farklılıklarının göz önünde bulundurularak doğalgaz faturalarında “soğuk şehir indirimi” uygulanmasını talep ederek “Biz lüks için değil, hayatta kalmak için gaz yakıyoruz. Aynı tarifeyi İstanbul ile Erzurum’un ödemesi adil değil. Gelirimiz düşük, tüketimimiz mecburen fazla. Eylül ayında başlıyoruz doğalgazı yakmaya. Coğrafi şartların olumsuzluğuna maalesef ki mahrum bırakılmışız. Türkiye’nin her yeri aynı sıcaklıkta değil, günlük 2 saat doğalgaz yakarak ısınma ihtiyacını gideren bir ilde yaşayan vatandaşla bizler aynı tutulmamalıyız. Özellikle ocak, şubat, mart ayları çok soğuk. Şehre iş için gezi için gelen insanlar bile burada nasıl yaşadığımızı soruyor. Soğuk insanların dışarıda ki aktivitelerini, yaşam tarzlarını bile etkiliyor. Yıllardır aynı serzenişte bulunuyoruz. Ama nafile hala daha kazandığımızı ısınma giderine veriyoruz. İşsizliğin kol gezdiği, iş sahalarının olmadığı, sanayinin, fabrikanın olmadığı, tarım hayvancılığın gün geçtikçe eridiği bir şehirde doğalgaz faturaları bel büküyor. Özellikle şehrimizi temsilen mecliste olan vekillerimizin konuyu gündeme getirmesini bekliyoruz. Bir asgari ücretlinin veya bir emeklinin kısın beş bin altı bin liraları bulan faturaları ödediğini düşünürsek açlığa maruz kalmaktan başka bir şey olmadığı apaçık ortada. ” diyerek yaşanan mağduriyeti dile getirdiler.
KADEME DEĞİL TAM DESTEK BEKLİYORUZ
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı geçtiğimiz aylarda belirli kullanıma göre doğalgazda kademe getireceklerini açıklamıştı. Tam detayları belli olmayan yeni modelde belirli metreküp üzerine çıkan abonelere hiç destek verilmeyeceği açıklanmıştı. Erzurum nezdinde bakıldığında, şehrin çok soğuk olduğu ele alındığında metreküp hesaplamasının vatandaşın fatura tutarına çok da yansımayacağı varsayılıyor. Vatandaş konu ile ilgili: “Doğalgazda kademeli tüketim modelinin kaç metreküp, nedir ne değildir, çok anlamadık. Bizim faturalarımız zaten kıyaslandığında diğer illerin çok çok üstünde bize yüzde elli muafiyet getirilse bile, batıda ki bir ilin fatura turarına denk gelir. Biz soğuk bir şehir olarak tam destek yada bizi memnun edecek bir destek bekliyoruz. Şimdiye kadar devlet desteği aldığımızda bile faturaların bizim boyumuzu çok aştığı ortada.” Dediler.

