GÜNCEL
Yayınlanma : 31 Mart 2026 02:03
Düzenleme : 31 Mart 2026 02:03

Bu zulme daha ne kadar sessiz kalınacak?

Bu zulme daha ne kadar sessiz kalınacak?

Haber/Hüseyin ATALAY

Erzurum’da hekimler ve sağlık çalışanları, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla düzenledikleri sessiz yürüyüşlerini 124. haftada da sürdürdü. Yakutiye Kent Meydanında bir araya gelen grup, yaşanan zulme karşı güçlü mesajlar verdi.

124 Haftadır süren kararlı duruş

Erzurum’da hekimler ve sağlık çalışanlarının öncülüğünde başlatılan Gazze’ye destek yürüyüşleri, 124. haftasında da devam etti. Yakutiye Kent Meydanı’nda toplanan grup, ellerinde pankartlarla sessiz bir şekilde yürüyerek İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına dikkat çekti. Her hafta düzenli olarak gerçekleştirilen etkinlik, kentte vicdani bir refleks haline dönüşmüş durumda.

Geniş katılım, ortak tepki

Sessiz yürüyüşe sağlık çalışanlarının yanı sıra vatandaşlar da yoğun ilgi gösterdi. İHH Erzurum İl Başkanı Ömer Onay’ın da katıldığı programda, toplumun farklı kesimlerinden insanların bir araya gelmesi dikkat çekti. Katılımcılar, Filistin’de yaşananlara karşı ortak bir duruş sergileyerek, zulme karşı sessiz kalmadıklarını bir kez daha ortaya koydu.

‘Mescid-i Aksa Ramazan’ı mahzun geçirdi’

Yürüyüşün ardından grup adına açıklamalarda bulunan Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi 1. sınıf öğrencisi Esra Ceren Karaoğlu, Ramazan ayı boyunca yaşananların İslam dünyasında derin bir hüzne neden olduğunu ifade etti. Karaoğlu, Mescid-i Aksa’nın Ramazan ayını teravihsiz, Kadir Gecesi’ni ibadetsiz ve bayram sabahını namazsız geçirmek zorunda bırakıldığını vurgulayarak, yaşananların yalnızca bir coğrafyanın değil tüm ümmetin yarası olduğunu dile getirdi.

‘Yaşananlar zulmün en ağır örnekleri’

Açıklamada, Gazze ve Batı Şeria’da son haftalarda yaşanan olaylara da değinildi. Yerinden edilen sivillerin sığındığı çadırların bombalandığı, çocukların ve ailelerin hedef alındığı, sağlık ekiplerinin müdahalesinin engellendiği örnekler üzerinden yaşanan dram gözler önüne serildi. Karaoğlu, masum sivillerin sistematik şekilde hedef alındığını belirterek, yaşananların insanlık vicdanını derinden yaraladığını ifade etti.

‘Filistin yalnız bırakıldı’

Filistin’in, etrafı Müslüman ülkelerle çevrili olmasına rağmen yalnız bırakıldığına dikkat çekilen açıklamada, bu durum Hz. Yusuf’un kıssasına benzetildi. 1948’den bu yana süregelen zulme karşı İslam dünyasının yeterli tepkiyi gösteremediği belirtilerek, asıl mahcubiyetin bu sessizlik olduğu ifade edildi. Kur’an-ı Kerim’den ayetle desteklenen açıklamada, mazlumların yanında olmanın bir sorumluluk olduğu vurgulandı.

‘Ablukaya karşı yeni filolar yola çıkıyor’

Gazze’ye uygulanan ablukanın kabul edilemez olduğu ifade edilen açıklamada, Refah Sınır Kapısı’nın kapalı tutulmasının insanlık adına utanç verici olduğu dile getirildi. Bu ablukayı kırmak amacıyla yeni özgürlük filolarının yola çıkacağı belirtilirken, İHH’nın da içinde yer aldığı organizasyonda Erzurum ekibinin bir geminin sorumluluğunu üstlenmek için hazırlık yaptığı kaydedildi. Erzurum halkının destekleriyle donatılacak gemi için yardım çağrısı yapıldı.

Vicdan çağrısı: ‘bu sadece bir tercih değil’

Açıklamanın sonunda ise tüm insanlığa çağrıda bulunuldu. Gazze’de yaşananların görmezden gelinmemesi gerektiği vurgulanarak, zulme destek veren ürün ve firmalara karşı boykot çağrısı yapıldı. Yapılan tercihlerinin sadece dünyevi değil, aynı zamanda vicdani ve ahlaki bir sorumluluk olduğu ifade edilerek, herkesin bu konuda duyarlı olması istendi. Erzurum’da 124 haftadır aralıksız sürdürülen sessiz yürüyüşler, Gazze’de yaşananlara dikkat çekmeye ve toplumsal farkındalığı diri tutmaya devam ediyor. Katılımcılar, bu duruşun süreceğini belirterek, zulüm sona erene kadar seslerini yükseltmeye devam edeceklerini ifade ettiler.